Aşık Veysel kimdir? Gerçek adı Veysel Şatıroğlu olan usta ozan ne zaman doğdu, kaç yaşında vefat etti? “Uzun İnce Bir Yoldayım” ve “Kara Toprak” gibi unutulmaz eserlerin sahibi olan Aşık Veysel’in hayatı hangi acılarla doluydu? İşte Türk halk müziğinin efsane ismi hakkında merak edilenler…
Aşık Veysel aslen kimdir? Hangi yıl doğdu, kaç yaşında hayata veda etti? Türk halk edebiyatına damga vuran Aşık Veysel'in yaşam öyküsü neden bu kadar hüzünlü? Sözleriyle yüreklere dokunan büyük ozanın hayatı ve unutulmaz eserleri haberimizde...
Aşık Veysel'in Acılarla Yoğrulan Hayatı ve Unutulmaz Eserleri
Veysel Şatıroğlu, yani halk arasında bilinen adıyla Aşık Veysel, 1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Türk halk edebiyatına damga vuran eserleriyle adını ölümsüzler arasına yazdıran Aşık Veysel, "Uzun İnce Bir Yoldayım”, "Benim Sadık Yârim Kara Topraktır”, "Dostlar Beni Hatırlasın” gibi pek çok unutulmaz eserin sahibidir. Ölümünün 46. yılında saygı ve özlemle anılan büyük ozanın hayatı derin acılarla doludur. İşte Aşık Veysel'in yaşam öyküsü ve en özel dizeleri…
Annesi Gülizar, Veysel'i koyun sağmaya giderken dünyaya getirdi. Babası Ahmet, yörede "Karaca” lakabıyla tanınan bir çiftçiydi. O dönemde bölgede sıkça rastlanan çiçek hastalığı nedeniyle Veysel, iki kız kardeşini kaybetti. Kendisinin de hastalığa yakalanması sonucu sol gözünü yitirdi. Bir süre sonra geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünü de kaybeden Aşık Veysel, karanlık bir dünyaya adım atmış oldu. O acı günleri şu sözlerle anlatmıştır:
''Çiçeğe yatmadan önce anam bana güzel bir entari dikmişti. Onu giyip beni çok seven Muhsine kadına gösterdim. Beğendi. Dönüş yolunda çamurda kayıp düştüm, bir daha da kalkamadım. Çiçeğe yakalanmışım. Sol gözüme çiçek beyi çıktı, sağ gözüme perde indi. O günden sonra dünya başıma zindan oldu."
Veysel'in diğer çocuklar gibi oyun oynayamadığını fark eden babası, onun vakit geçirmesi için bir bağlama aldı. Önceleri başka ozanların türkülerini seslendiren Veysel, 40'lı yaşlarına geldiğinde kendi eserlerini yazıp söylemeye başladı. 1. Dünya Savaşı sırasında ilan edilen seferberlikte kardeşi ve arkadaşları cepheye giderken, Veysel yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle evde kalmak zorunda kaldı. Bu yalnızlığı ise şöyle dile getirmiştir:
"Eve girerim, suratım asıktır. Annem babam halimi anlayamaz. Derdimi onlara anlatamam ki üzülmesinler. Onlar bana kızar, ben ise susarım. Öyle ki sazı bile elime alamaz oldum."
Vatan sevgisiyle dolup taşan ancak savaşa katılamayan Aşık Veysel, yaşadığı burukluğu şu dizelerde dile getirir:
Ne yazık ki bana olmadı kısmet
Düşmanı denize dökerken millet
Felek kırdı kolumu, vermedi nöbet
Kılıç vurmak için düşman başına
Bugünler müyesser olsaydı bana
Minnet etmez idim bir kaşık kana
Mukadder harici gelmez meydana
Neler geldi bu Veysel'in başına
Ailesi, kardeşlerinin savaşa gitmesiyle yalnız kalmasından endişelenerek Veysel'i akrabalarının kızı Esma ile evlendirdi. Ancak talihsizlikler peşini bırakmadı. Yeni doğan oğlunu, ardından anne ve babasını kaybetti. Eşi başka birine kaçınca Veysel, iki aylık kızıyla baş başa kaldı. Bir süre sonra kızını da kaybetti. Büyük acılar yaşayan ozan, 1931 yılında düzenlenen Halk Şiirleri Bayramı'na katılarak yeniden hayata tutundu. Bu süreçte Gülizar isimli bir kadınla ikinci evliliğini yaptı.
Aşık Veysel'in yeteneğini ilk fark edip eserlerini kaleme alan kişi Ahmet Kutsi Tecer olmuştur. Tecer, halk edebiyatının gelişmesi ve Veysel'in eserlerinin gelecek kuşaklara aktarılması adına büyük çaba sarf etmiştir. Onun daveti üzerine Köy Enstitülerinde saz öğretmeni olarak görev alan Veysel, Türkiye'nin pek çok bölgesinde eğitimler vermiştir. 1965 yılında TBMM tarafından maaşa bağlanan Aşık Veysel, 1973 yılında akciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitirmiştir.
Hayatındaki derin acıları, doğa sevgisini, insanlara olan bağlılığını eserlerine aktaran Aşık Veysel; yalın dili, güçlü anlatımı ve içtenliğiyle edebiyatımızın önemli isimlerinden biri olmuştur. Eserlerinde aşk, hüzün, yaşam, insan, din, siyaset gibi pek çok konuya yer vermiştir.
Aşık Veysel'in Bazı Eserleri:
- Uzun İnce Bir Yoldayım
- Anlatamam Derdimi
- Arasam Seni Gül İlen
- Atatürk'e Ağıt
- Beni Hor Görme
- Beş Günlük Dünya
- Bir Kökte Uzamış
- Birlik Destanı
- Çiçekler
- Cümle Alem Senindir
- Derdimi Dökersem Derin Dereye
- Dost Çevirmiş Yüzünü Benden
- Dost Yolunda
- Dostlar Beni Hatırlasın
- Dün Gece Yar Eşiğinde
- Dünyaya Gelmemde Maksat
- Esti Bahar Yeli
- Gel Ey Aşık
- Gonca Gülün Kokusuna
- Gönül Sana Nasihatim
- Gözyaşı Armağan
- Güzelliğin On Para Etmez
- Kahbe Felek
- Kara Toprak
- Kızılırmak Seni Seni
- Küçük Dünyam
- Ne Ötersin Dertli Dertli
- Necip
- Sazım
- Seherin Vaktinde
- Sekizinci Ayın Yirmiikisi
- Sen Varsın
- Şu Geniş Dünyaya
- Yaz Gelsin
- Yıldız (Sivas Ellerinde)
Kaynak: Haber Merkezi
Bu habere henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın!