İmralı: "PKK kendini lağvetmeli"

POLİTİKA - 27 Şubat 2025 Perşembe 17:23

İmralı: "PKK kendini lağvetmeli"

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile 3’üncü görüşme sonrası DEM Partili İmralı Heyeti adına açıklamayı Ahmet Türk Kürtçe okurken, açıklamayı Pervin Buldan Türkçe olarak okudu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir

Ordu ODÜ’de "Aliya: Bir Medeniyetin Yeniden İnşası" paneli düzenlendi Ordu Üniversitesi’nde (ODÜ) "Aliya: Bir Medeniyetin Yeniden İnşası" paneli ve fotoğraf sergisi gerçekleştirildi. İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen ve Ceren Özdemir Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda konuşan Rektör Prof. Dr. Orhan Baş, "Aliya İzzetbegoviç yalnızca bir lider değil, aynı zamanda bir fikir insanı, Bosna-Hersek’in bağımsızlık mücadelesindeki simgesidir. Bizler bugün Aliya İzzetbegoviç’i anarken onun sadece hayatı ve savaşlarından bahsetmeyeceğiz, onun düşüncelerini görerek fikirlerinden ilham alacağız ve bu değerli bilgileri gelecek nesillere nakletmek için çalışacağız. Aliya İzzetbegoviç sadece Bosna-Hersek hükümetinin ilk cumhurbaşkanı değil, aynı zamanda entelektüel bir lider ve çok iyi bir bilim insanı. Mücadelesini sadece silahla değil aynı zamanda kalemi ile vermiş, bir milletinin kader çizgisinin yönlendirilmesine çok büyük bir katkı sağlamış bir liderdir. 1925-2003 yılları arasında geçen bir ömür ve bu ömre sığan çok büyük bir mücadele. Aliya İzzetbegoviç’i rahmet ve minnetle anıyoruz, ruhu şad olsun" dedi. Programda konuşan Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hayrullah Başer, programın Gazi Üniversitesi, Kültür Bakanlığı, Spor Bakanlığı ve Bosna Hersek Büyükelçiliği’nin desteğiyle 4 yıl önce başlatıldığını kaydetti. Hem bir medeniyetin yeniden inşasının, hem Aliya İzzetbegoviç’in çok önemli iki figür olduğunu belirten Başer, Aliya’nın mücadelesi ve hayata bakışı ile önemli bir rol model olduğunu ifade ederek, dinleyicilere Aliya İzzetbegoviç’in siyasi, sosyal, kültürel, askeri ve dini anlayışı ilgili bilgiler verdi. ‘Aliya’ adlı sinevizyon gösteriminin ardından moderatörlüğünü Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hamdi Kaşif Okur’un yaptığı program kapsamında TOBB ETÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Hilmi Demir, ‘Aliya İzzetbegoviç’in Dünyasında Din ve Özgürlük’, Ordu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cenan Kuvancı ise ‘Aliya İzzetbegoviç’in Sanat Anlayışı’ başlıklı konuşmasıyla programa katkı sundu. Program kapsamında ayrıca Aliya İzzetbegoviç’e dair önemli anların yer aldığı fotoğraf sergisi düzenlendi ve katılımcılara ‘Bilge Aliya’ adlı kitap dağıtıldı. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, üniversitenin yöneticileri, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, akademik ve idari personel ile öğrenciler ve davetliler katıldı.

İstanbul Fenerbahçe, Türkiye Kupası’nda 3’te 3 yaparak çeyrek finale yükseldi Ziraat Türkiye Kupası grup aşaması 3. maçında Gaziantep FK’yı 4-1 mağlup ederek grubunu namağlup lider tamamlayan Fenerbahçe çeyrek finale adını yazdırdı. Ziraat Türkiye Kupası B Grubu 3. hafta maçında Fenerbahçe, deplasmanda Gaziantep FK ile karşılaşırken 3 puana 4 golle ulaştı. Sarı-lacivertlilere galibiyeti getiren golleri Anderson Talisca (2), Youssef En-Nesyri ve Filip Kostic kaydetti. Turnuvaya grup aşamasından başlayan Jose Mourinho’un öğrencileri ilk maçında Kasımpaşa’yı 3-0 mağlup ederken, ikinci maçında Erzurumspor FK’yı 5-0 yendi. Bugün de Gaziantep ekibini 4-1’lik skorla geçen Fenerbahçe tur atladı. Fenerbahçe’nin çeyrek finaldeki rakibi 6 Mart Perşembe günü yapılacak kura çekiminin ardından belli olacak. Sarı-lacivertliler seri başı olarak katılacağı kura çekiminde eşleşmeyi evinde oynayacak ve bu turdaki karşılaşmalar tek maç eleme usulüne göre yapılacak. Kalesinde 1 gol gördü Fenerbahçe, kupadaki ilk 2 maçta kalesini gole kapatırken, Gaziantep FK mücadelesinin 75. dakikasında kalesinde golü gördü. Sarı-lacivertliler rakip filelere 12 gol gönderdi. Kalede iki maçta Ertuğrul Çetin görev yaparken, bir maçta da İrfan Can Eğribayat devraldı. Kaleci Dominik Livakovic’in sakatlığı sonrası kaleyi devralan İrfan Can Eğribayat, bu sezon ligde 8, Avrupa Ligi’nde 4, Türkiye Kupası’nda da 1 maçta forma giydi. Youssef En-Nesyri’den 25. gol Youssef En-Nesyri, son haftalardaki yükselen performansını Gaziantep FK karşısında da sürdürdü. Mücadelede ilk golün asistini yapan En-Nesyri, 23. dakikada da voleyle şık bir gole imza attı. En-Nesyri, attığı golle birlikte bu sezonki 25. golüne ulaştı. Türkiye Kupası’nda çıktığı 3 maçta 4 gole imza attı. Faslı futbolcu, 80. dakikada yerini Edin Dzeko’ya bıraktı. Talisca’dan 2 maçta 3 gol Anderson Talisca, Türkiye Kupası’nda 2 maçta 11’de başlarken 3 kez gol sevinci yaşadı. Brezilyalı futbolcu 17 ve 27. dakikalarda fileleri havalandırdı. Ligde de 1 golü bulunan Talisca, sarı-lacivertli formayla 4. golüne ulaştı. Talisca, güney ekibine karşı 90 dakika sahada kaldı.

İstanbul Oğuz Murat Aci’nin mevlidinde acı ’Gürcan Koçak’ tesadüfü Eyüpsultan’da 1 Mart 2024’te yaşanan feci kazada hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ölüm yıl dönümü sebebiyle ailesi Mevlid-i Şerif okuttu. Mevlide geçtiğimiz günlerde benzer bir olayla yaşamını yitiren Gürcan Koçak’ın babası Soner Koçak da katılırken, duayı yapan hocanın Gürcan Koçak’ın da sünnet duasını yaptığı ortaya çıkınca iki baba duygusal anlar yaşadı. İstanbul Eyüpsultan’da 1 Mart 2024’te Op. Dr. Bülent Cihantimur ve Eylem Tok’un oğlu 17 yaşındaki T.C.’nin yaptığı iddia edilen kaza sonrası vefat eden 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci’nin ölüm yıl dönümü dolayısıyla ailesi Mevlid-i Şerif okuttu. Ailenin Sarıyer’deki evindeki mevlide akrabaları ve komşuları, Oğuz Murat Aci’nin arkadaşları ile geçtiğimiz günlerde benzer bir olayda oğlunu kaybeden Soner Koçak da katıldı. Merhum Aci için dualar edilirken kazanın yıl dönümü öncesi anne Pervin Aci ve baba Özer Aci yaşadıklarını anlattı. Acılı aile, vefat eden Muhammed Gürcan Koçak için duydukları üzüntüyü de dile getirdi. Öte yandan duayı yapan hocanın Muhammed Gürcan Koçak’ın sünnet duasını yapan hoca olduğunun anlaşılması iki babaya duygusal anlar yaşattı. "Bir senedir bekledim, artık gelmeyecek, inandım" Oğlunun vefatının ardından geçen sürede yaşadıklarını anlatan anne Pervin Aci, "Her günkü gibi aynı, sanki bugün gitmiş oğlum, bugün de mevlidi var. Bir senedir bekledim, gelmedi, artık gelmeyecek, buna inandım. Bugünü biliyorum yalnızca, hele martla ağustos arasını hiç bilmiyorum, nereye gitmişim, ne yapmışım, hiç hatırlamıyorum. İlk yakalandıklarında bir azcık, daha sonra mahkemeye çıktıklarında bir uyandım onu biliyorum. Tutuklandılar ya orada da dursalar benim için önemli değil, gün yüzü görmesinler. Gürcan Koçak olayında aynı ilk günü yaşadım, ben gidemedim, dayanamıyorum, eşim hemen koştu, iyi ki gitmiş. Belki o çocuk kurtulabilirdi, nasıl olduğunu bilmiyorum ama kaçmamaları lazım. Nasıl bir cani, vicdan, nasıl kaçmış onu da merak ediyorum, yakalanacaklar. Çocuğumu çok özledim. Çok büyük bir yara açtı, evladım, dağım, her şeyim gitti. Önceden gelseydi dayısı, amcası olurdu hiç mi bunların akrabaları yok? Gelselerdi başımın üstünde yerleri vardı, şimdi asla istemiyorum. Çok zor günler geçiriyorum. Ateş hiç bitmiyor, dinmiyor, yaram hiç kabuk bağlamadı, gittikçe açılıyor, özlem çoğalıyor. Hele zamanı geldi, o gün ne yapacağım, bilmiyorum. O gün Allah inşallah bana da bir sabır verir" dedi. "İlk günkü gibi acımız taze" Evlat acısının geçmediğini ve Soner Koçak’ın hislerini anladığını ifade eden Baba Özer Aci, "İlk günkü gibi acımız taze, yaramız iyileşmedi, yangın sönmeyecek. Buna alışmaya çalışıyoruz. Hiç kimse bu tecrübeyi yaşamasın, anneler, babalar ağlamasın. Oğlum orada rahat uyusun, ruhu için Kur’an okutuyoruz. Örf, adet ne gerekiyorsa yapmaya çalışıyoruz, yapacağız da yeter ki ruhu rahat etsin, mücadeleye devam edeceğim. Gürcan Koçak, Allah rahmet etsin. Babasının yerine bir an kendimi koydum, 1 yıl önce yaşananlar film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Yanında olmayı istedim, bir refleksle kalktım gittim, bugün o da burada, kader arkadaşı olduk. Aynı kaderi paylaşmak, başa gelince yaşanıyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Keşke ölmeseydi aynı kaderi yaşamasaydı, olayda o kadar benzerlik var ki. Mekanları cennet, ruhları şaad oldun. Şu an burada olanlar gerek akraba gerek komşu, dost bildiklerimiz, oğlumun arkadaşları, onu sevenler hep buradalar. Şimdi Soner Koçak’tan ancak ben anlarım, o da inşallah yakında iyi bir haber alır, yüreğine bir nebze su serpilir. Bu çok büyük bir tesadüf, bu şekil karşılaşmak, tanışmak, oğlunun da sünnet mevlidini okuyan hoca ile benim tanıdığım hocanın ortak olması. Ne acı bir olay ki aynı hoca" dedi. "Oğlumun sünnet mevlidini okumuştu, tesadüfler git gide artıyor" Destek olmak amacıyla geldiğini ve acı bir tesadüfle karşılaştığını söyleyen baba Soner Koçak, "Acısı acımdır, keşke kaza sebebiyle değil de başka sebeplerden tanışsaydık. Kaza, kader arkadaşı olduk, işin garip noktası bugün ben mevlit için geldim, mevlit okumaya gelen hoca da benim oğlumun sünnet mevlidini okumuştu, tesadüfler git gide artıyor. Hocamı görünce birden bire şaşırdım çünkü semtimiz ayrı olduğu için yaklaşık 15-20 senedir görmüyordum. Bizzat sordum, ‘Şurada görev yaptınız mı?’ diye ailemi saymaya başladı. Özer Bey’in tekrar tekrar başı sağ olsun bizde henüz bir gelişme yok. Ben eve sığamıyorum şu an tam 4 ay vardı düğününe, nereye baksam bir anısı. Her gün odasını açıyordum, orada mı diye bakıyordum. Sırtı açık mı diye üstünü örtüyordum, şimdi arıyorum, bulamıyorum. Epeydir görmüyordum acaba dedim, bizzat sordum, burukluk olmaz mı, sormadan önce de kesin o dedim. Gözlerinden ameliyat olmuş onun için beni tanıyamadı, yaklaşınca o da beni tanıdı. Acı bir tesadüf keşke hep tatlı tesadüfler olsaydı" dedi.

Sakarya Prof. Dr. Naci Çağlar: "Artık depremi değil binaları konuşmalıyız" ‘Türkiye’de Deprem Gerçeği’ konulu söyleşiyle ‘SUBÜ Konuşmaları’nın 88’inci konuşmacısı olan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Yıkımlar asla doğal değil. Deprem ne kadar büyük olursa olsun, Türkiye’deki standartlara göre yapılan binaların ayakta kalmayı başarabilmesi gerekiyordu. Maalesef bu konuda sınıfta kaldık" dedi. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen ‘SUBÜ Konuşmaları’nın 88’inci konuşmacısı, ‘Türkiye’de Deprem Gerçeği’ konulu söyleşiyle Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar oldu. Moderatörlüğünü SUBÜ Deprem Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAMER) Müdürü Doç. Dr. Osman Kırtel’in üstlendiği söyleşide; Türkiye’nin depremselliği, depreme dayanıklı bina yapımının önemi, kentsel dönüşüm, yapılaşmaya yönelik alınan yasal önlemler ve denetim mekanizmaları gibi konular üzerine konuşuldu. 6 Şubat depremleri ve Türkiye’de depremsellik üzerine konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Rabbim böyle büyük afetleri bir daha yaşatmasın. 6 Şubat depremleri Cumhuriyet tarihinin en yıkıcı ve kayıpları en fazla olan depremlerinden oldu. Depremlerden sonra gündeme gelen konular genelde, depremin oluş nedenleri ve fay hatları şeklinde oluyor. Fakat asıl sorun yapıların yetersiz ve depreme hazır olmamasıdır. Artık depremi değil binaları konuşmalıyız. Bu yüzden yapıların hızlı bir şekilde depreme nasıl hazırlanabileceği konusu üzerine odaklanılması gerekiyor. Önceki senelerde SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık hocamın söylediği bir söz vardı; ‘Nasıl yağmur yağınca, kar yağınca binalara sığınıyorsak. Depremde de içine sığınabileceğimiz binalar inşa etmeliyiz’ diyordu. Bende bu sözlere katılıyorum" dedi. "En vahim konu ise ülkemizde bu konuda uygulanan yönetmelikler yeterli durumda" Türkiye’de deprem yönetmeliğinin yeterli olduğunu vurgulayan Çağlar "6 Şubat depremleri her ne kadar büyük olsa da binalar bu şekilde yıkılmamalıydı. Türkiye şartlarında yapı mevcudunun yüzde 14’ünün yıkılması, depremin büyüklüğünü gösteriyor. En vahim konu ise ülkemizde bu konuda uygulanan yönetmelikler yeterli durumda. ‘Depremler çok büyük depremlerdi, o yüzden bu yaşanan yıkım doğal’ diyorlar. Bu yıkımlar asla doğal değil. Deprem ne kadar büyük olursa olsun, Türkiye’deki standartlara göre yapılan binaların ayakta kalmayı başarabilmesi gerekiyordu. Maalesef bu konuda sınıfta kaldık. Yıkım nedenlerinin başında binaların yapım aşamasının sağlıklı olmaması ve yeterince denetlenmemesi geliyor. Depremler Türkiye için olağan bir durum ancak binalar depremlere yeterince direnç gösteremiyor ve afetler ağır sonuçlar doğuruyor. Bir bina 1975 yılı sonrası hazırlanan yönetmeliklere uygun biçimde yapıldıysa ve minimum şartları sağlıyorsa yıkılması çok zor olur. Biz binaları standartlara uyarak, gerektiği gibi yapsak bu yıkımlarla karşılaşmayız. Depremlerin insanları öldürmesi gerekmiyor" diye konuştu. "Depreme hazır olmayan binalar var" Çağlar, "Bir inşaat ustası yıkılan binada kimlerin çalıştığının bulunabileceğini bilse işini gerektiği gibi yapmaz mı? Önemli ve güzel şeyleri ödüllendirdiğimiz gibi, yanlış şeylere de gerekli cezayı vermeliyiz. Ustasından mühendisine, projesinden müteahhidine kadar kim sorumluysa gerekli cezalar verilmeli. Ülkemizde denetim mekanizmasının daha iyi işlemesi gerekli. Denetim mekanizması seçime girmeyecek bir kurum tarafından yürütülmeli. Ama her şeyden önce ahlaki olarak insanları iyi yetiştirmek lazım. İnsanlara sorumluluk duygusunu aşılamamız gerekiyor ki bunlar bizim kültürümüzde de olan şeyler. İnsanlarımızın da deprem konusunda bilinçlenmesini sağlamalıyız. Fay hatlarını konuşmak yerine insanlarımıza binalarının farkında olmalarını, binanın deprem performansını öğrenmeleri gerektiğini anlatmalıyız. Sakarya, birçok ile göre deprem kültürü olan bir şehir. Ancak depreme hazır olmayan binalar var. Bir ovada kurulduğu için yumuşak zemin yüzünden civardaki depremlerden de etkileniyor. 1967 depreminde yıkılmayan binaların 1999 depreminde yıkıldığını gördük. Buradan da anlıyoruz ki, bir önceki depremde yıkılmayan binanın sağlam olduğu söylenemez. Tüm binaların kontrol edilmesi gerekiyor. Depremden sonra binanın hasar almasını normal görüyoruz, ancak hasarın kontrol edilmesi gerekiyor. Sakarya’da bu kontrollerin yapılması gerektiği kanaatindeyim" şeklinde konuştu.

Gaziantep Ziraat Türkiye Kupası: Gaziantep FK: 1 - Fenerbahçe: 4 (Maç sonucu) Fenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası B Grubu 3. maçında konuk olduğu Gaziantep Futbol Kulübü’nü 4-1 mağlup ederek çeyrek finale yükseldi. Gaziantep FK ise kupaya veda etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 52. dakikada sol kanattan rakip yarı sahaya giren Oğuz Aydın’ın pasıyla ceza sahası dışında topla buluşan En-Nesyri’nin vuruşunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 58. dakikada Gaziantep FK’nın sağ kanattan kullandığı köşe vuruşunda ceza sahasında Ertuğrul’un kafa vuruşunda kaleci İrfan topu çeldi. 60. dakikada gelişen Gaziantep FK atağında ceza sahası içi sağ çaprazından topla buluşan Kozlowski’nin yerden vuruşunu kaleci İrfan kurtardı. 63. dakikada Lungoyi’nin ceza sahası yayı üzerinden yerden sol köşeye vuruşu kaleci İrfan’da kaldı. 74. dakikada Gaziantep FK’nın sol kanattan kullandığı köşe vuruşunda topu önünde Husic, meşin yuvarlağı filelere gönderdi. 1-3 83. dakikada Dzeko’nun ara pasıyla ceza sahasına giren Oğuz Aydın’ın kale önüne attığı topu Kostic ağlarla buluşturdu. 1-4 88. dakikada Maximin’in pasıyla ceza sahasına giren Tadic’in ortasına arka direkte Oğuz Aydın’ın kafa vuruşunu savunma çizgiden çıkardı. 90+4. dakikada Maxim’in pasıyla ceza sahasında buluşan Kenan Kodro’nun vuruşunda top üstten auta çıktı. Hakemler: Yasin Kol, Abdullah Bora Özkara, Samet Çavuş Gaziantep FK: Sokratis Dioudis (Mustafa Burak Bozan dk. 46), Ömürcan Artan, Ertuğrul Ersoy, Semih Güler, Anel Husic, Quentin Duabin, Ogün Özçiçek, Kacper Kozlowski (Muhammed Gümüşkaya dk. 72), Deian Sorescu (Maxim dk. 46), Christopher Lungoyi (Emre Taşdemir dk. 90), Emmanuel Boateng (Kenan Kodro dk. 78) Yedekler: Furkan Soyalp, Halil Dervişoğlu, Salem Mbakata, Bruno Viana, David Okereke Teknik Direktör: Selçuk İnan Fenerbahçe: İrfan Can Eğribayat, Mert Müldür (Çağlar Söyüncü dk. 46), Milan Skriniar, Yusuf Akçiçek, Mert Hakan Yandaş (Allan Saint Maximin dk. 78), Fred, Osayi-Samuel (Flip Kostic dk. 67), Oğuz Aydın, İrfan Can Kahveci (Dusan Tadic, dk. 67), Anderson Talisca, En-Nesyri (Edin Dzeko dk. 78) Yedekler: Ertuğrul Çetin, Engin Can Biterge, Burak Kapacak, Cenk Tosun, Sebastian Szymanski Teknik Direktör: Jose Mourinho Goller: Anel Husic (dk. 74) (Gaziantep FK) Talisca (dk. 16 ve 27), Youssef En-Nesyri (dk. 22), Flip Kostic (dk. 83) (Fenerbahçe) Sarı kartlar: Ogün Özçiçek, Ömürcan Artan (Gaziantep FK), Mert Müldür (Fenerbahçe)

GERİ BİLDİRİM

Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.