İsrail’in suç ortağı ABD’den Özgürlük Heykeli’ni geri istenmesi eylemi…
MEHMET KOÇAK
Siyonist İsrail’in Filistin ve Lübnan başta olmak üzere Yemen, Suriye ve Irak ile İran’a yönelik orantısız saldırıları bitmedi, bitmiyor.
Gazze’de nihayet iki taraf arasında varılan ateşkesle son bulacağı beklentileri vardı.
Aslında ateşkesin kalıcı olup olmayacağı ya da İsrail’in saldırılarının yakın bir zamanda yeniden başlayıp başlamayacağı konusundaki beklendiler beyhude bir uğraştı.
Çünkü, işgalci İsrail, şimdiye kadar hiçbir anlaşmaya uymamış olması son anlaşmaya da sadık olmayacağının bir ifadesiydi.
Nitekim, katil Netanyahu’nun ABD Başkanı Trump’dan aldığı destek ve onayla yeniden Gazze’ye hava saldırılarını başlatmasıyla küçük bir ihtimal olan ‘kalıcı ateşkes’ ümitleri böylece yok edilmiş oldu.
Şimdi asıl soru şu:
“Peki bu alçak saldırı ve toplu katliamlar ile büyük yıkımı gerçekleştiren Siyonist İsrail ve onun suç ortaklarının bu ve benzeri alçakça ve de küstahça saldırıları ne zaman bitecek. İşgalci İsrail’i kim veya kimler dizginleyecek?”
Bu sorunu cevabı açıktır.
Soykırımcı İsrail, Gazze Şeridi genelinde yeni hava saldırıları düzenlemesi ve askeri gücünü artırma tehdidinde bulunması ne ilktir ne de son olacaktır.
ABD ve İngiltere öncülüğündeki Batı emperyalizminin sınırsız desteği devam ettikçe ne İsrail hava saldırıları ve kara operasyonları ile gerçekleştirdiği büyük yıkım ve soykırıma varan toplu katliamları ne de Filistin halkının direnişi biter.
*
Başlatılan hava operasyonlarıyla Gazze’de tekrar her yaştan yüzlerce sivili katleden İsrail’den, sanki ilk defa yapılmış veya yapılıyormuş görüntüsü vermek için “cehennemin kapıları açılacak” açıklaması yapıldı.
Halbuki, Osmanlı’nın Filistin’den çekilmesiyle İngiltere öncülüğünde Batılı emperyalist ülkelerin desteğiyle bölgeye yerleşen ve her geçen zaman içinde bölgeye kitleler halinde taşınan Siyonist Yahudilerin bilhassa İsrail’in kurulmasıyla birlikte Filistin başta olmak üzere Ortadoğu’da başlattıkları saldırı, işgal ve toplu katliamlarla ‘cehennemin kapıları’ zaten hiç kapanmadı.
ABD ve İngiltere’nin desteğini arkasına alan terör devleti İsrail, Filistin ve Lübnan başta olmak üzere tüm Ortadoğu’da insanlık adına utanç verici barbarlığını sürdürmektedir.
Ateşkes anlaşmasını hiçe sayarak Gazze’ye sahur vakti saldırması ve her yaştan 400’den fazla sivili yok etmesi başlatılan vahşetin en son örneğidir.
İsrail ve Batı medyasında yer alan haberlere göre İsrail’in soykırım öncesi ABD’den izin aldığı ortaya çıktı. Bu haber, dün ABD başkanı olan Joe Biden’dı, bugün ise Başkan Donald Trump, İsrail’in suç ortağı olduğunun tescilidir.
İnternet’teki haber portallarında yer alan bu haber bana İnternet paylaşımlarında rekor kıran ve dünya basınında geniş yer alan Fransız Milletvekili Raphaël Glucksmann’ın Özgürlük Heykeli’nin ABD’den iadesini talep ettiği ve Amerika’nın artık ideallerini temsil etmediğini iddialarını ile sürdüğü pasif eylem girişimini hatırlattı.
(Orijinal adı “La Liberté éclairant le monde” ‘Dünyayı Aydınlatan Özgürlük’ olan Özgürlük Heykeli, Fransa tarafından kuruluşunun 100’üncü yılı nedeniyle ABD’ye hediye edilmiş ve 28 Ekim 1886 tarihinde binlerce izleyicinin önünde açılışı gerçekleşmiştir. Heykelin, sağ elindeki meşale, aydınlığı, özgürlüğü, sol elindeki kitap ise hukuk ve bağımsızlığı ifade eder.)
Fransız milletvekilinin bu şiddetsiz eylemi Trump’ın Ukrayna krizi politikalarını kınamak için yapmıştır. Bu eylem elbette anlamlı ve önemlidir, ancak, Gazze’deki vahşete desteği ve İsrail’in suç ortaklığı aynı derecede kınanması için bu eylem yapılmış olsaydı daha anlamlı ve önemli olacaktı.
Zira, ABD artık dünyayı aydınlatan özgürlüğü temsil etmiyor. (zaten hiçbir zaman da etmemişti, sadece öyle gösterilmişti).
ABD izlediği dış politika ile dünya genelindeki tüm hukuk dışı operasyon ve eylemlerle insanlığın nefretine sebep olurken, insanlık faciasına sebep olan saldırı ve işgaller ile soykırıma varan toplu katliamları gerçekleştiren Siyonist İsrail’e sınırsız desteğini devam ettiriyor olması gerçekten ABD adına utanç verici olduğu kadar hem suç hem de yüz kızartıcıdır.
Sanırım başka söze gerek yok.