Ukrayna'da savaşın sona erdirilmesi için bir süredir devam eden görüşmelerin sonucunda otuz günlük ateşkes kararı çıktı. Ama bu karar Ukrayna'da kalıcı barışı garanti etmiyor. Donald Trump'ın Beyaz Saraydan Zelenski'yi kovmasından sonra Ukrayna'ya askeri yardımları kesmesi sadece Rusya'nın işine yaradı. Rusya, Ukrayna'daki mevcut pozisyonundan daha fazlasını isteyince Donald Trump'ın stratejisi de çökmüş oldu. O zaman şimdi ne olacak?
UKRAYNA'DA YENİ DENGE ARAYIŞLARI
Ukrayna meselesi artık sadece Ukrayna olmaktan çıkmış durumda. ABD'nin Ukrayna'ya yeniden askeri yardımları göndermeye başlaması Trump yönetiminin eski başkan Biden politikalarına döndüğünü gösteriyor. Yani başa dönülmüş durumda. Rusya'nın niyeti son derece açık. Adım adım Ukrayna'nın tamamın ele geçirmek ve böylece Avrupa üzerindeki baskısını artırmak. Ve bunun için önemli bir fırsat yakalamış durumda. ABD'nin Ukrayna'ya yardımı kesmesiyle birlikte Kursk bölgesindeki Rus ordusunun karşı taarruzuyla yaklaşık 70 bin askerden oluşan 400 tank ve dört tugaylık Ukrayna birlikleri imha olmak riskiyle karşı karşıya. Bunu elinde koz olarak tutan Rusya devlet başkanı Putin, güneydeki Dombas-Kırım hattında genel karşı taarruza hazırlanıyor. Mevcut şartlarda şayet ABD güçlü şekilde topa girmezse Avrupa'nın Rusya'yı Ukrayna'da durdurabilecek gücü yok. Sonrası Rusya-Avrupa savaşı.
ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI RİSKİ
Rusya'nın Ukrayna'da özellikle Dinyeper Nehri'nin doğusundaki Dombas-Kırım hattında durdurulamaması olayın Rusya- Avrupa savaşına dönüşme riskini tetikler. Elbette birtakım vaatler, tavizler Rusya'ya sunulacaktır. Ancak Rusya'nın bunlarla yetinmesi çok olası görünmüyor. Çünkü Rusya kendisine üç yıllık savaştan ne elde ettiğini soruyor. Fakat Rusya-Avrupa kapışma riski sadece Rusya ile Avrupa arasında olmayacaktır. Avrupa'nın yanında ABD ve diğer müttefiklerin de yer alması söz konusu olabilir. Bu durumda da Rusya'nın yanında Kuzey Kore, Çin ve İran yer alacaktır. O yüzden bu 30 günlük geçici ateşkesin kalıcı barışa dönüştürülebilmesi çok önemli. Geçici ateşkes döneminin ABD tarafından Ukrayna ordusunun takviye edilmesi için kullanılıp kullanılmayacağı sürecin geleceği açısından kritik önemde.
AVRUPA'DA YENİ NATO
Bir taraftan Rusları barış yoluyla Ukrayna'da durdurmak, diğer taraftan NATO'nun yükünden kurtulmak isteyen ABD'nin bu pragmatist politikaları İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk defa Avrupa'nın ABD'ye olan güvensizliğini en yüksek seviyeye çıkarmış durumda. Sayın Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan'ın da söylediği gibi cin şişeden çıkmış bulunuyor. Artık bu saatten sonra ABD ile Avrupa ilişkileri düzelse bile güvenlik konusundaki güvensizliğin giderilebilmesi çok zor. Dolayısıyla Avrupa NATO'ya alternatif yeni bir güvenlik mimarisi oluşturmak için kolları sıvamış görünüyor. O yüzden Avrupa ülkelerinin savunma bütçelerini artırmalarını sadece silah ve malzeme temini yönünde okumamak lazım. En erken 2027'den itibaren hayata geçirilmesi beklenen yeni Avrupa NATO'sunun adı ne olacak şimdilik bilinmese de Türkiye'nin bu yeni yapılanmada merkezi bir rol üstleneceğini söylemek mümkün. Çünkü Avrupa'nın para ve teknolojiye sahip olsa bile homojen bir yapıda olmaması ve karar almadaki bürokratik zorlukları en önemli zayıflığı. Bu nedenle Avrupa'nın güvenliğini sağlamada Rusya'yı hem politik hem de askeri anlamda dengeleyebilecek Türkiye'ye ihtiyaçları var.