Türk sanatının öncü kadın figürlerinden biri olan Tomur Atagök, sanat camiasını derinden sarsan vefatıyla geride iz bırakan bir miras bıraktı. Sanatçı, hem eserleriyle hem de eğitimci kimliğiyle pek çok kuşağa ilham kaynağı oldu
Çağdaş Türk sanatının duayen isimlerinden biri olarak kabul edilen ve sanat yaşamı boyunca pek çok alanda iz bırakan Tomur Atagök’ün vefatı, sanat çevrelerinde büyük bir üzüntüyle karşılandı. Acı haberi duyuran isim, Atagök’ün yakın dostlarından ve sanatçı dostu Bedri Baykam oldu. Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Atagök’e duyduğu sevgiyi ve hayranlığı dile getiren Baykam, onun sanat camiasındaki yerini ve insan ilişkilerindeki derinliğini şu sözlerle ifade etti:
“Türk çağdaş sanatının en kıymetli isimlerinden biri olan Tomur Atagök’ü kaybettik. Yakın arkadaşım, sevgili Tomurumuzu kaybettik… Bu acı hiçbir şekilde hafiflemiyor.”
Paylaşımında ayrıca, Atagök’ün yalnızca sanat üretimiyle değil, insan ilişkileri ve eğitimdeki katkılarıyla da hatırlanacağını belirten Baykam, “Kendisini sadece eserleriyle değil, öğrencilerine gösterdiği arkadaşlık, titizlik ve derin düşünsel yaklaşımıyla da anacağız. Onun anısı, sanat dünyasında sonsuzlukla yaşayacak” ifadelerini kullandı.
Tomur Atagök Kimdir?
Sanat yolculuğuna İstanbul'daki Robert Kolej'de başlayan Tomur Atagök, akademik kariyerine ise Amerika Birleşik Devletleri'nde devam etti. Eğitim hayatı boyunca çok sayıda başarıya imza atarak ödüller kazanan Atagök, yurtdışında edindiği bilgi ve deneyimi ülkesine taşıyarak, sanat ve akademi dünyasında önemli katkılar sundu.
Türkiye’ye dönüşünün ardından, kariyerinin ilk önemli adımını Mimar Sinan Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi’nde Müdür Yardımcısı olarak atanmasıyla attı. Ancak onun asıl etkisi, Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki akademik görevleriyle başladı. Burada, yalnızca dersler vermekle kalmayıp, üniversitenin Kültür, Basın ve Dış İlişkiler Başkanlığı görevini de üstlendi.
Tomur Atagök, sanat ve müzecilik alanında Türkiye'de yeni bir dönemin kapısını aralayan isimlerden biri olarak kabul ediliyor. Özellikle Müzecilik Yüksek Lisans Programı’nı kurarak, bu alanda uzun süredir hissedilen boşluğu doldurdu. 2004-2006 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanlığı görevini üstlenen Atagök, hem akademik hem de yönetsel alanda öncü çalışmalara imza attı.
Tomur Atagök'ün sanatsal üretimi, yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmadı. ABD, Hollanda, Balkanlar ve Türkiye’de açtığı 40 kişisel sergi, onun çok yönlü ve evrensel yaklaşımını gözler önüne serdi. Ayrıca yurtiçinde ve yurtdışında sayısız karma sergiye katılarak, çağdaş sanatın evrensel dilini kendi eserleriyle yorumladı. Sanat yaşamı boyunca birçok ödüle layık görülen Atagök, yalnızca görsel eserleriyle değil, aynı zamanda müze bilimi ve sanat eğitimi üzerine kaleme aldığı yazılarla da akademik camiada tanınan bir figür haline geldi. Onun yazıları, birçok üniversite öğrencisi ve araştırmacı için başvuru kaynağı olmayı sürdürdü.
Kaynak: Haber Merkezi