Güven Birkan, İzmit’in 'Havva Öğretmeni'ni anlattı

Kocaeli Dokümantasyon Merkezi’nin bu haftaki konuğu Güven Birkan oldu. Birkan, savaş yıllarında yeşeren bir eğitim fidanı olan annesi Havva öğretmeni anlattı

Kocaeli Dokümantasyon Merkezi'nin düzenlediği 'Yaşayan Tarih Sohbetleri' programının bu haftaki konuğu Güven Birkan oldu. Moderatörlüğünü Dokümantasyon Merkezi Çalışma Grubu Başkanı Müzeyyen Ünal’ın yaptığı programda Mimar Birkan, annesi Havva Öğretmen'in yaşam öyküsünü anlattı. Savaş yıllarının zorlukları içinde yeşeren bir eğitim çınarı olan Havva öğretmenin öğrencilerinden biri de Kocaeli Yükseköğrenim Derneği ( KYÖD) eski Başkanı Mustafa Küpçü’dür.

ZOR YILLARDA DOĞAN EĞİTİMCİ

1910 yılında dünyaya gelen Havva Öğretmen, daha çocuk yaşta savaşın acı yüzüyle tanıştı. Babasının Balkan Harbi’ne gitmesiyle ailesinin dengesi altüst oldu. Savaşın yıkıcı etkileri, Osmanlı Devleti’nin çöküşü ve Cumhuriyet’in kuruluş yılları, onun eğitim hayatını şekillendirdi. O dönemde öğretmen yetiştirmek zaman alıyordu ve ortaokul mezunları bile vekil öğretmen olarak atanıyordu.

İSTANBUL’DAN KARAMÜRSEL’E EĞİTİM YOLCULUĞU

Havva Öğretmen, İstanbul’daki en iyi okullarda eğitim aldı. Fransızca öğrenerek yetişti ve öğretmen olmayı büyük bir arzuyla istedi. Öğretmenlik mesleğine Karamürsel’de başladı. Burada öğrencilerine yalnızca ders vermekle kalmadı, aynı zamanda onların hayatlarına dokundu. Sandalla Üsküdar’a geçip annesini ziyaret edecek kadar zorluklarla dolu bir yaşam sürmesine rağmen, eğitim aşkından asla vazgeçmedi.

KÖY KÖY DOLAŞTI

İzmit’e atanmayı beklerken, Kocaeli'nin köylerinde öğretmenlik yapmaya başladı. Çalıca, Suadiye, Tatar İhsaniye, Çepni ve Taraklı gibi birçok köyde görev aldı. Her seferinde farklı kültürlerden öğrencilerle buluştu ve onlara umut aşıladı. Farklı etnik kökenlerden gelen öğrencilerle kaynaşarak onların dünyaya daha geniş bir pencereden bakmalarını sağladı.

ATATÜRK’ÜN VEFATINA TANIKLIK ETTİ

1938’de, Tatarihsaniye’de görev yaptığı sırada, Atatürk’ün vefat haberini aldı. Cenazeyi uğurlamak için öğrencileriyle birlikte Kazıklı İskelesi’ne kadar yürüdü. Atatürk’ün naaşını taşıyan treni uğurlarken duyduğu düdük sesi, hafızasında derin bir iz bıraktı.

EĞİTİME ADANAN BİR ÖMÜR

Havva Öğretmen, yıllar süren mücadelelerin ardından İzmit’te öğretmenlik yapmaya başladı. Necatibey, Bağçeşme, Akçakoca-Yenituran, Ulugazi gibi okullarda görev aldı. İzmit’te, eğitime yön veren önemli figürlerden biri haline geldi.

“MESLEĞİNİ ÇOK SEVERDİ”

Güven Birkan, annesinin sadece bir öğretmen değil, aynı zamanda hayatı boyunca eğitime adanmış bir figür olduğunu vurguladı. Mimar oğul Birkan, “Annem çok hareketli bir kadındı. Ancak Bağçeşme’ye gitmek onun için bile oldukça zordu. Sınıflar oldukça kalabalıktı. Tabi 60 öğrenciye aynı anda bir şeyleri öğrenmek zordu ancak annem mesleğini çok severdi. Bu nedenle pek yakındığını duymazdık. Ben öğretmen değilim ancak annemin neler yaptığını iyi takip ederdim. Pek çok iş yapardı. Yıllık ve günlük ders planlarını hazırlamak, sene başında birinci sınıflarda okuma yazmaya yardımcı yüzlerle fişi elle yazmak, yıl sonunda karneleri doldurmak çok zaman alan işlerdi” diyerek annesinin yaşadığı zorluklardan bahsetti.

“ÖZEL HAYATI PEK YOKTU”

Annesinin ev ve okul arasında sürekli bir mücadele içinde olduğunu belirten Birkan, kadın öğretmenlerin çifte mesai yaptığını vurgulayarak, “Ev ve okul onun tüm vaktini alırdı. Özel hayatı pek yoktu. Bizim evde iş bölümü vardı ancak genel anlamda ne yazık ki erkek ve kadın öğretmenlerin hayatı aynı değildi. Kadınlar hem işte hem evde çalışırlardı” ifadelerini kullandı.

“İLK MAAŞIYLA GRAMAFON ALDI”

Havva Öğretmen, sadece öğretmen değil, aynı zamanda sanatsever bir insandı. Oğlu Birkan, annesinin müziğe olan ilgisini şu sözlerle anlattı: “Annem ilk maaşıyla gramofon almıştı. Halen bizde durur. Bunun yanı sıra her İstanbul’a gidişinde plak alırdı. Pek çok modern dansa eşlik edebilirdi. Ancak babam ve ben bu konuda pek becerikli değildik. Annemin söylediği şarkılar hep kulağımdadır. Hiçbir yerden duyamayacağınız eserleri bilir, öğrencilerine de öğretirdi. İstiklal Marşının seçildiği yarışmada birinci ve ikinci olan marşları da ezbere bilir söylerdi. Biliyorsunuz şu anki marşımız birinci seçilen marş değildir.”

“AKLI ÇOCUKLARDA KALDI”

Havva öğretmen sadece sınıfta değil, bulunduğu çevre tarafından da sevilen bir isimdi. Birkan, çocukluk anılarını paylaşarak, “Doktorluk ve öğretmenlik Türkiye’nin en saygı duyulan mesleklerinden bir tanesidir. Annem geniş bir çevre tarafından tanınıyordu. Bizim yaptığımız her şey akşam annemin kulağına giderdi. Bu nedenle kendi kendimizi eğitmek durumunda kalmıştık ve yaramazlık yapamazdık. Annem 2004 yılında, 94 yaşında vefat etti. Ancak o güne değin aklı ve duyguları hep çocuklarda kaldı. Hiç unutmam, ölümünden birkaç gün önce yattığı hastanedekilere bile şarkı öğretmişti” diyerek konuşmasını noktaladı.

Savaş yıllarında yeşeren bir eğitim fidanı olan Havva öğretmenin hayatı oğlu Güven Birkan tarafından kitaplaştırıldı.