Devlet, ekonomik anlamda dezavantajlı konumda olan kadınların sosyal, kişisel, kültürel ve mesleki açıdan gelişimini desteklemeyi sürdürüyor. Kadına Yönelik Şiddeti ve Ayrımcılığı Araştırma Komisyonu, Elazığ ve Gaziantep'e çalışma ziyaretinde bulunarak sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgi aldı. Komisyon üyelerinin görüştüğü yetkililer, yapılan destekle kadınların hayatının nasıl değiştiğini tutanaklara geçen yaşam hikâyelerinden örnekler vererek anlattı.
ÇOCUKLARININ VELAYETİNİ ALDI
Elazığ Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Tayyip Özer: Boşanma aşamasında bir kursiyerimiz, işi yok diye çocuklarının velayetini kaybedecekti. Hanımefendiyi iş görüşmelerine götürdük, tekstil atölyesine yerleştirdik. Çocuklarını aldı. Geçen yıl 70 yaşında eşini kaybetmiş bir teyzemiz geldi. 'Sadece gelip insanların içinde oturayım, eşimin vefatını unutayım' dedi. Kapımızı ona da açtık. Nakdi destekte de bulunuyoruz. Özel durumuna göre ayda 5 ila 15 bin lira veriyoruz.
Tarihi ve Kültürel Diyalog Derneği Başkanı Halil Eyyupoğlu: Toplum olarak ataerkil yapıdan geliyoruz ama karar vericiler aslında ailenin sürekliliğini izleyen kadınlarımız. Köylere gittiğimizde görüyoruz, kadınlar baskılar nedeniyle bir şey yapamıyor. Oysa imkân verilse kadın sütü alıyor, peynir, tereyağı yapıyor. Elde ettiği gelirlerle çocuğunu üniversitede okutuyor. Gaziantep'teki kadınlara inek, koyun desteği başlattık. Birinin kocası aldırmak istemedi. Erkeği odaya kilitledik. Kadın hayvandan aldığı verimi peynir, tereyağı yaparak 3'e katlamış. Bir müddet sonra erkeğe 'Nasıl?' dedik, 'Çok iyi, ben cahillik etmişim' dedi.
ŞİDDET MAĞDURLARINA TERAPİ
Uzman Öğretmen Dilek Tunç Akbulut ise programda aile içi şiddet vakalarında aileyi bütün olarak değerlendiren "Beyaz Ev" projesinden bahsetti. Akbulut, "Merkezimiz 4 ayrı renkteki odadan meydana geliyor. Mavi, sarı, yeşil ve turuncu odamız mevcut. Mavi odada şiddeti önleyici bilgilendirme kampanyaları, sarı odada hem şiddet uygulayana hem şiddet mağduruna terapiler veriliyor. Yeşil odada ŞÖNİM, Baro ve Diyanet'teki arkadaşlarımız bilgilendirme ve rehberlik çalışmalarını yapıyor. Turuncu oda da çocuklarımız için ayrılıyor. Terapiye gelen kadınların çocukları orada vakit geçiriyor. Oyun ve masal terapisiyle çocukların da psikolojisi üzerinde çalışılıyor" dedi.