Dijitalleşme kadın girişimciliğini arttırıyor

‘Dijital Çağda Fırsat Eşitliği’ konulu söyleşiyle ‘SUBÜ Konuşmaları’nın 89’uncu konuşmacısı olan TBMM KEFEK Başkanı ve Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan “Kadınlar, dijital platformlarda bir araya gelerek dayanışma ağları oluşturuyor, bilgi paylaşımı yapabiliyor ve ürettikleri ürünlerin satışını kolayca gerçekleştirebiliyorlar” dedi.

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen SUBÜ Konuşmaları’nın 89’uncu konuşmacısı, ‘Dijital Çağda Fırsat Eşitliği’ konulu söyleşiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) Başkanı ve Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan oldu. Moderatörlüğünü Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SUBÜ-KAM) Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Hümeyra Taşçıoğlu'nun üstlendiği söyleşide; kadınların iş gücüne katılımı konusunda dijitalleşmenin sağladığı fırsatlar, mecliste yapay zekâ alanında yapılan çalışmalar, KEFEK'in STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) Eğitim Sistemi konusundaki çalışmaları, kadınların kariyer planlamasında karşılaştığı zorluklar konuşuldu. Programın tamamı üniversitenin YouTube kanalı SUBÜ Haber’den istenildiği zaman izlenebiliyor.

Esnek çalışma modelleri yaygınlaştı

Dijitalleşmenin en önemli konulardan biri olduğunu vurgulayan TBMM KEFEK Başkanı ve Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan “Pandemi ile dünya yeni bir dönemle tanıştı. Dijitalleşme bu dönemde hızla ilerledi ve uzaktan çalışma modelleri kadınlara önemli avantajlar sundu. Çoğu vatandaşımız evinden çalışmak zorunda kaldı. Profesyonel çalışma hayatı olan insanlar uzaktan çalışıp, evlerinden üretim yaptı. Çevrimiçi eğitim platformlarının artması kadınlarımızın eğitime erişimini kolaylaştırırken, engelli kadınların önündeki engelleri de kaldırarak hayata daha kolay atılabilmelerini sağladı. Dijitalleşme ile birlikte esnek çalışma modellerinin yaygınlaşması, kadınların iş gücüne katılımı noktasında belirleyici bir unsur haline geldi. Devletimizin kadın girişimcilere verdiği ekonomik destek ve dijitalleşmenin getirdiği imkânlar sayesinde Türkiye'nin en ücra köşelerinde bile başarılı iş kadınları ortaya çıktı. Kırsalda üretim yapan kadınlarımızın kooperatif ürünleri dahi dijital ortamda satılabiliyor. Günümüzde birçok alışverişimizi telefondan bir tuşla yapıyoruz. O tuşun muhatabının da kadın girişimcilerimiz olması bizi mutlu ediyor” dedi.

Kadınların hayatını kolaylaştırıyor

Doğru kullanımla dijitalleşmenin çok büyük bir fırsat olacağını anlatan Erdoğan “Dijital mecralar birçok açıdan bize avantaj sağlıyor. Sosyal medya ve dijital platformlar, kadın girişimcilerin kendine iş sahası oluşturmasına kolaylık tanıyor. Kadınlar, dijital platformlarda bir araya gelerek dayanışma ağları oluşturuyor, bilgi paylaşımı yapıyor ve ürettikleri ürünlerin satışını kolayca gerçekleştirebiliyorlar. Dijitalleşme sayesinde kadınlar, hem esnek çalışma imkânına sahip oluyor hem de iş saatlerini kendileri yönetebiliyorlar. Bu sayede anneler, bebeklerini bırakmak zorunda kalmadan çalışabiliyor ve iş hayatından kopmuyorlar. Aynı zamanda iş ve aile yaşamlarını da uyumlaştırma imkânı buluyorlar. Esnek çalışma, iş yerlerine de maliyet avantajı sağlıyor. Doğru kullanıldığı takdirde, teknolojinin kadınların hayatında olumlu dönüşümlere vesile olduğunu görüyoruz. Kadınlar bu şekilde aile bütçesine katkı sağlayabiliyor ve kendilerini geliştiriyorlar” ifadelerini kullandı.

Yapay zekâda kadın erkek eşitliği

KEFEK’in dijitalleşme ve yapay zekâda, kadın ve erkek fırsat eşitliğini ele aldığını açıklayan Erdoğan “KEFEK şiddet, kadın istihdamı, kadın kooperatifleri ve yapay zekâ gibi konularda çalışmalar yürütüyor. Yapay zekâ sistemleri geliştirilirken, bu konuda kadınların geride kalmaması için şimdiden harekete geçilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ile iş birliği yaparak yapay zekâ alanında çalışmalar yürütüyoruz. Yapay zekâ algoritmalarının kadın ve erkek eşitliğini gözetecek şekilde geliştirilmesi için firmalarla görüşmeler yapılıyor. Dijital mecralarda kadınların maruz kaldığı mobbing ve şiddet konularıyla alakalı olarak İngiltere Parlamentosu ile birlikte hareket ediyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadele noktasında medyayla çok yakın çalışmalarımız var. ‘STEM’ eğitim sistemi alanında kız çocuklarını teşvik ediyoruz. Bu alanlarda kadın istihdamının artması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin gücü aile

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025’in aile yılı ilan edilmesine ilişkin düşüncelerini paylaşan Çiğdem Erdoğan “Nüfus oranları düşmeye devam ediyor.  Aile yılı ile aile kurmanın teşvik edilmesi, aile birliğinin ayakta kalmasına katkı sağlanması ve güçlü aile yapısının altının çizilmesi amaçlanıyor. Türkiye'nin iki önemli kaynağı var; bir tanesi genç kuşak, ikincisi de aile. Türkiye bu gücünün farkında ve bunun sürdürülmesi için gerekli tüm adımları atıyor. Bu vesileyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor; dünyada bütün kadınların acı çekmediği, şiddet görmediği, evlatlarının acısını yaşamadığı, ateş çemberi içinde kalmadığı günleri umut ediyorum. Bu mübarek Ramazan ayında Gazze'de yaşayan kız kardeşlerimin de bizim gibi rahat, huzurlu, sıcak yuvalarında evlatlarıyla birlikte sağlıklı bir şekilde yaşayabilecekleri zamanların gelmesi için dua ediyorum.”