İmamoğlu'na destek: Saraçhane'de on binler toplandı

"Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "Jin, jiyan, azade", "Susma sustukça sıra sana gelecek", "Faşizme karşı omuz omuza", "Bu meydan kanlı meydan"…

Bu sloganların hepsi dün tek bir eylemde, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltı kararına karşı Saraçhane'deki İBB binası önünde yapılan protesto gösterilerinde atıldı. İmamoğlu Vatan Emniyet'te bekletilirken yaklaşık 2.5 kilometre uzaklıktaki meydandan ise en çok "Hükümet istifa" ve "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sesleri yükseldi.

Türkiye dün güne Ekrem İmamoğlu dahil onlarca kişinin gözaltına alındığı haberleriyle uyandı. Gözaltıları İstanbul'da yoğun güvenlik önlemleri ve internete erişim sorunları izledi. Vatan Caddesine giden yolların ve Taksim dahil metro istasyonlarının kapatıldığı kentte 23 Mart'a kadar toplantı, gösteri ve basın açıklamaları da yasaklandı.

Türkiye'nin pek çok ilinde sokak gösterilerine yol açan gelişmeler, İstanbul'da yasaklara rağmen genç, yaşlı, kadın, erkek, farklı siyasi görüşlere sahip örgütlü-örgütsüz on binlerce insanı Saraçhane'deki İBB binası önünde bir araya getirdi. Bu bir CHP mitingi değil, vatandaşların demokrasilerde sandığa gitmek dışında yönetime katılma biçimlerinden biri olan örgütlenme ve protesto hakkını kullanma isteğinin bir tezahürüydü. Öyle ki yüzde 50 artık evde zor duruyordu.

İBB'nin Saraçhane'deki merkez binasının önünde toplanan vatandaşlar protesto gösterisi düzenledi. Fotoğraf: Ozan Kose/AFP/Getty Images

"Geleceğimiz için buradayız"

"En temel haklarımıza sahip çıkmak için geldik. Demokrasiye, kişilik hak ve özgürlüklerimize sahip çıkmaya geldik. Ülkemizin geleceğini düzeltmek bizim elimizde."

"Torunlarımız için, evlatlarımız için buradayız, haksızlığa karşı mücadele edeceğiz."

"Biz gençler için bu karanlık bir gelecek demek. Bu yüzden buradayız. Korkmuyoruz. Hiçbir şey nefes alamadığın bir ülkede yaşamaktan daha kötü değil."

Sabah saatlerinde İstanbul sokakları sakin olsa da kısıtlı ulaşım imkanlarına rağmen çok sayıda basın mensubu Saraçhane'ye ulaşmıştı.

Bu sırada İmamoğlu'na desteğe gelen ve sayıca daha az olan vatandaşlar da vardı. Hatta ara ara basın çalışanları ile vatandaşlar arasında öne geçmek ve olanları izlemek konusunda tartışmalar da yaşandı. Vatandaşlar "Yandaş basın istemiyoruz", "TRT dışarı", "Satılmış medya istemiyoruz" sloganlarıyla bazı medya kuruluşlarına tepki gösterdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in bina içinde yapacağı basın açıklaması beklenirken Beyazıt'ta öğrencilerin başlattığı eylem haberleri geldi. O saate kadar CHP'den Saraçhane'de toplanma yönünde bir çağrı gelmemişti. Ancak herhangi bir çağrı beklemeden yollara dökülen ve protesto hakkını kullanan vatandaşların sayısı da artıyordu.

"İlk barikat" Beyazıt'ta aşıldı

İstanbul Üniversiteliler başta olmak üzere öğrencilerin polis barikatını aştığı görüntülerin ardından meydanda kalabalık daha da arttı. Özgür Özel basın açıklaması sırasında Beyazıt'tan Saraçhane'ye yürüyen öğrencilere selam gönderdi: "Ve herkes sinmişken, herkes susmuşken İstiklal Marşı'ndaki 'Korkma' ile ayağa kalkıp, korkmayıp İstanbul Üniversitesi'nden başlayıp buraya kadar gelen, ne barikat ne başka bir şey dinleyen gençlere teşekkür ediyorum."

Özel, basın toplantısında direkt olarak sokağa çağrı yapmazken "Biz Saraçhane'deyiz. 'Nerede olalım' diye soranlara 'Buyurun Saraçhane'ye' diyoruz" dedi.

Bina içerisinde açıklama devam ederken meydanda coşku da yükseliyordu. Özel medya mensuplarının sorularını yanıtladıktan sonra İBB binasının balkonundan dışarıda toplanan vatandaşlara selam verdi, buradan mikrofonsuz çıplak sesle seslendi ve "Saat 20:30'da hep birlikte buradayız. Buradan hem dayanışmamızı hem direncimizi hem mücadelemizi göstereceğiz" sözleriyle vatandaşları Saraçhane'ye davet etti. Kitle bu sözlere "Kurtuluş sokakta, sandıkta değil" sloganlarıyla karşılık verdi.

Özgür Özel'in saat 20.30'a yaptığı çağrının ardından on binlerce vatandaş Saraçhane'deydi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel alanda bir konuşma yaptı. Fotoğraf: Ethem Tosun

15 Temmuz göndermesi

Akşam saatlerine doğru İBB binasına Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözleriyle birlikte Ekrem İmamoğu'nun fotoğrafının yer aldığı büyük bir afiş asıldı. Bu esnada İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı ön seçim turunda yaptığı konuşmalar hoparlörle meydandaki kalabalığa dinletildi.

"Beş dava değil 25 dava açsalar o sandık kurulacak."

"Ekrem İmamoğlu olmadan seçime girmek istiyorsunuz. Yoksa korkuyor musunuz?"

''Üzerimde beyaz gömleğim var. Kirletemezsiniz. Bileklerim burada, sağlamdır, bükemezsiniz."

Binada Atatürk ve İmamoğlu fotoğraflarının altında ise "Hakimiyet Milletindir" yazılı 15 Temmuz darbe girişimi sırasında hayatlaranı kaybedenlerin isim ve fotoğraflarının yer aldığı başka bir afiş dikkat çekiyordu.

Meydanda Gündoğdu Marşı da söylendi İstiklal Marşı da. Ancak en fazla duyulan dizeler Kanlı Pazar'ı anlatan Ruhi Su imzalı "Ellerinde Pankartlar" oldu.

Kanlı Pazar olarak anılan ve 1969'da Taksim Meydanı'nda Altıncı Filo'nun gelişini protesto eden üniversiteli gençlik örgütlerine kendilerini milliyetçi mukaddesatçı olarak tanıtan gençler tarafından yapılan saldırının çıkış noktası Beyazıt Kulesine çekilen bayraktı. Komünizmle Mücadele Dernekleri ve Millî Türk Talebe Birliği'nın düzenlediği Bayrağa Saygı mitinginde bu saldırının çağrısı yapılmış ancak polis olaylara kayıtsız kalmıştı.

Gezi ruhu oradaydı

Meydanda en çok göze çarpan alandaki üniversite öğrencilerinin ve gençlerin yoğunluğuydu. İstanbul'un farklı üniversitelerinden pek çok öğrenci alanı doldurdu. Vatandaşların büyük kısmı ellerinde Türk Bayrakları taşıyordu. Eyleme Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Halkevleri, Sol Parti, Sosyalist dayanışma Platformu (SODAP) Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Emek Partisi (EMEP),  Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Zafer Partililer de destek verdi. Eylemcilerin "Bugün susarsan yarın sustururlar", "İptal edilen diploma sandıktan çıkacak. Sahtesine ne olacak?", "Kız senin yok diye mi kıskandın?!", "Biz çapulcular yeni gelmedik. Geri geldik!", "Gezi-2.0 loading", "İftarda biber gazı yedim anne", "Korkma biziz halk" yazılı dövizleri dikkat çekiyordu.

Üniversitelilerin en genci 2006 doğumlu. Eylem boyunca "Polis simit sat onurlu yaşa", "Biber gazı sık bakalım", "Her yer Taksim her yer direniş", "Tayyip pabucu yarım çık dışarıya oynayalım", "Zıpla, zıpla, zıplamayan Tayyip'tir", "Tayyip baksana kaç kişiyiz saysana", "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz" gibi Gezi protestolarından bilinen sloganlar atıldı.

Özgür Özel'in konuşmasının sona ermesinin ardından bazı gruplar Atatürk Bulvarı üzerinden Taksim'e yönelmek istedi. Ancak polis barikat kurarak geçişlerine izin vermedi. Gençlerin bazıları böyle bir eyleme ilk kez katılıyor izlenimi veriyordu. İçlerinden bir tanesi basın mensuplarına sordu: "Polis neden bizi kameraya çekiyor?" Polis o sırada gençlerin dağılması için belki altıncı anonsunu yapıyordu. "Buradan eve gitmeyeceğiz, sanırım gözaltına alınacağız arkadaşlar" ve andımızı okumaya başladılar. İstiklal Marşı'nı, İzmir Marşı'nı da söylediler, polise "siz de adaletsizliğe uğruyorsunuz" diye de seslendiler.

O sırada polis barikatı yakınlarında yerde bulunan bir telefonun sahibi arandı. Telefon polise teslim edilmedi. Eylemciler, polise "Bir sandviçe polis oldunuz, millete polislik yapın millete" diye tepki gösterdi. Polis atılan sloganların hukuka aykırı olduğu yönünde anonslar yaptı. Bu eylem polis müdahalesiyle sonlandı.

İBB'nin önündeki alanda düzenlenen gösteri geç saatlere kadar sürdü. Fotoğraf: İBB

Bazı sloganlar ilk kez duyuldu

Meydandaki kalabalık saatler boyunca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sloganlarla tepki gösterdi. Öyle ki "Tayyip istifa", "Hükümet istifa" sloganlarının yanı sıra "Diktatör Erdoğan", "Diplomasız Erdoğan", "Korkak Tayyip" sloganları geniş kitlelerce dile getirildi.

Meydandaki kalabalıktan evlerindeki vatandaşlara da sokağa çıkma çağrısı yapıldı.

CHP'nin eski genel başkanları Hikmet Çetin, Murat Karayalçın ve Altan Öymen, Saraçhane'de Özel ve Dilek İmamoğlu ile birlikte fotoğraf verirken Kemal Kılıçdaroğlu bu fotoğrafta yer almadı.

Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, Saraçhane'de toplanan kalabalığa seslendi.

Dilek İmamoğlu, "Bugün gözaltına alınan sadece Ekrem İmamoğlu değildir, İstanbul'un iradesidir... Bugün hepimiz gözaltındayız. Bugün gözaltında olan hukuk devletidir, demokrasidir, adalettir" dedi.

Dilek İmamoğlu'nun sözleri sık sık kalabalıktan yükselen "Hükümet istifa", "Cumhurbaşkanı İmamoğlu", "Susma sustukça sıra sana gelecek" ve "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganlarıyla kesildi. Dilek İmamoğlu da sözlerini "Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganıyla bitirdi.

Saraçhane'de toplanan on binlerce kişiye seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel de kitleye "Burada sadece Özgür Özel konuşmuyor. Saraçhane'de İstanbul konuşuyor, sizler konuşuyorsunuz" diye seslendi. Bu sözlere on binler "Hükümet istifa", "Tayyip istifa" sloganlarıyla karşılık verdi.

Özel'den 23 Mart'a çağrı

"Duyuyor musun Erdoğan? Görüyor musun Erdoğan? En çok korktuğun şey, sana sesleniyor" diyen CHP lideri, "Dünden beri olan bitenin bir adı var. Dünden beri olan biten bir darbe girişimidir, 19 Mart darbe girişimidir" ifadelerini kullandı. Özel, tüm gençlere, tüm üniversitelere, tüm sokaklara, tüm meydanlara Ekrem İmamoğlu'nun selamı olduğunu söyledi.

Özgür Özel'in konuşması devam ederken kitle "Özgür, halkı sokağa çağır" sloganları attı. Bunun üzerine Özel, "Pazar günü binler, onbinler, milyonlar, on milyonlar hep birlikte sokaklardayız, sandıktayız, meydanlardayız. 86 milyonu itiraz etmeye, 86 milyonu ses yükseltmeye, 86 milyonu sesini duyurmaya, yanındakini ikna etmeye, uzaktakine sesini duyurmaya, mücadeleye, ayağa kalkmaya davet ediyorum" diye seslendi: "Kalkın ve bu ülkeyi kurtarın."

1998'den 2015'e Saraçhane

İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından Saraçhane'de haber takibi yapan gazeteciler arasında, 1998'de dönemin İBB Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, hakkında açılan dava ve soruşturmalara ilişkin aynı binada yaptığı açıklamaları takip eden gazeteciler de vardı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Saraçhane'deki konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a o günleri hatırlattı: "O gün Saraçhane'nin mağduruydun, bugün Saraçhane'nin zalimi olmaya utanmıyor musun?"

DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?