Kadın sağlığı için bilinmesi Gerekenler: Servikal lezyonlar, CIN ve HPV

Oluşturulma Tarihi: Mart 17, 2025 05:15

Op. Dr. Çiğdem Karas, HPV, CIN ve rahim ağzı sağlığı hakkında merak edilen soruları yanıtlayarak, korunma yöntemlerinin neler olduğunu anlattı.

Kadın sağlığı denildiğinde, rahim ağzı (serviks) sağlığının hayati bir öneme sahip olduğunu ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Çiğdem Karas, “Servikal lezyonlar, rahim ağzındaki hücrelerde meydana gelen anormal değişikliklerdir ve erken dönemde teşhis edilmezse kansere dönüşebilir” dedi.

Human Papilloma Virüsü’nün (HPV), dünya genelinde oldukça yaygın görülen ve cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olduğunu söyleyen Karas, “Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre dünya genelinde yaklaşık 630 milyon insan HPV ile enfekte durumdadır. HPV’nin 200’den fazla türü bulunmaktadır, ancak bunların 14’ü “yüksek riskli” olarak tanımlanır. Bu yüksek riskli türler, özellikle HPV 16 ve HPV 18, ve HPV 31’dir ve rahim ağzı kanserine yol açabilen türler arasında yer almaktadır. HPV enfeksiyonu oldukça yaygın görülen bir enfeksiyondur. Cinsel olarak aktif bireylerin yüzde 80’i hayatlarının bir döneminde HPV ile karşılaşır. Çoğu zaman enfeksiyon bağışıklık sistemi tarafından temizlenir, ancak uzun süreli enfeksiyon durumunda servikal hücrelerde değişiklikler oluşabilir” şeklinde konuştu.

CIN NEDİR, DERECELERİ NELERDİR?

CIN’in (Cervical Intraepithelial Neoplasia), rahim ağzındaki hücrelerin anormal büyümesi anlamına geldiğini ve kansere dönüşmeden önceki ara bir basamak olduğunu kaydeden Karas, “CIN, üç dereceye ayrılır” diyerek, şunları söyledi:

- CIN 1 (Düşük Dereceli Lezyonlar): Hafif hücre değişikliklerini ifade eder. Yüzde 60’a yakın bir oranda kendi kendine gerileyebilir ve tedavi gerektirmez.

- CIN 2 (Orta Dereceli Lezyonlar): Hücresel değişiklikler daha belirgindir. Tedavi edilmezse ilerleme riski taşır.

- CIN 3 (Yüksek Dereceli Lezyonlar): Ciddi hücresel anormallikleri ifade eder ve tedavi edilmezse kansere dönüşme ihtimali yüksektir.

RAHİM AĞZI KANSERİ İSTATİSTİKLERİ

Rahim ağzı kanserinin dünya genelinde kadınlarda görülen en yaygın 4. kanser türü olduğunu belirten Karas, “Her yıl yaklaşık 600 bin yeni vaka tespit edilmekte ve 340 bin kadın bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Ancak düzenli tarama programlarının uygulandığı ülkelerde bu oranlar dramatik şekilde düşmektedir. Örneğin, pap-smear testinin yaygın olduğu ülkelerde rahim ağzı kanseri insidansı yüzde 70 oranında azalmıştır. Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı verilerine göre, rahim ağzı kanseri kadınlarda en sık görülen 9. kanser türüdür. Bu hastalık, düzenli taramalar ve HPV aşısı ile büyük ölçüde önlenebilir” diye konuştu.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Servikal lezyonların genellikle erken dönemde belirti vermediğini söyleyen Karas, “Bu nedenle düzenli tarama hayati öneme sahiptir. İlerleyen aşamalarda adet dönemi dışında anormal vajinal kanama, cinsel ilişki sonrası kanama, vajinal akıntıda artış, pelvik ağrı veya ilişki sırasında ağrı gibi belirtiler görülebilmektedir” dedi.

KORUNMA YÖNTEMLERİ

Karas, Servikal Lezyonlar, CIN ve HPV’den korunma yöntemleri hakkında şu bilgileri verdi:

- HPV Aşısı: HPV aşısı, rahim ağzı kanseri riskini yüzde 90 oranında azaltır. Dünya çapında yapılan araştırmalar, HPV aşısının 9-26 yaş arasındaki bireylerde daha etkili olduğunu göstermektedir. Ancak 45 yaşına kadar da aşılama yapılabilir.

- Pap Smear Testi: Rahim ağzından alınan hücrelerin mikroskop altında incelenmesiyle servikal değişiklikler tespit edilir.

- HPV Testi: Özellikle 30 yaş üzerindeki kadınlar için önerilen bu test, yüksek riskli HPV türlerini saptar.

- Cinsel Sağlık Önlemleri: Prezervatif kullanımı HPV bulaşma riskini yüzde 60 oranında azaltabilir. Bunun yanı sıra tek eşlilik ve güvenli cinsel ilişki uygulamaları da riskin azalmasına yardımcı olur.

- Bağışıklık Sistemini Güçlendirme: Dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve sigaradan uzak durmak bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir ve HPV enfeksiyonunun vücut tarafından temizlenmesine yardımcı olabilir.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ

Rahim ağzı kanserinin erken teşhis ve önleme stratejileriyle yüzde 100’e yakın bir oranda engellenebileceğini belirten Op. Dr. Çiğdem Karas, şöyle devam etti: “HPV aşısı, düzenli taramalar ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile bu hastalıkla mücadelede önemli bir adım atabilirsiniz. Unutmayın, düzenli kontroller hayat kurtarır. Sağlıklı bir gelecek için kadın sağlığınıza yatırım yapmayı ihmal etmeyin.”