“Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında…”
— Ahmet Hamdi Tanpınar
Bayram gelmiş neyime!
Bir zamanlar bayramlar neşeydi, bayramlar umut, bayramlar kardeşlikti. Çocuklar harçlıklarını ceplerine koyar, büyüklerin elleri öpülürdü. Şimdi mi? Bayram, insanların cebini düşündüğü, torununa vereceği üç kuruş harçlık için kahrolduğu bir dönem haline geldi.
23 yıldır iktidarda olan AKP hükümeti, bayramları bir sevince değil, dert ve azaba çevirdi! Eskiden bayram gelirken heyecanlanırdık, şimdi bayram yaklaşınca masrafları nasıl karşılayacağını düşünen insanların yüzündeki kederi görüyoruz. Yol parası cep yakıyor, insanlar memleketine gidemiyor, analar-babalar bayram sabahı evlatlarının yolunu gözlüyor. Ulaşım artık bir lüks, misafirlik bir hayal, bayram sofrası bir mucize…
Hele bu bayram… Bu bayram çok daha acı, çok daha karanlık geçti! İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından yüzlerce genç Saraçhane’de adalet için yürüdü ve haksız-hukuksuz şekilde tutuklandı. Bayramı zindanda geçirdiler! Peki, onların aileleri? Yavrularından ayrı düşmüş, içi kan ağlayan yüzlerce ana-baba…
Siz rahat mısınız?
Haksız yere insanları cezaevine tıkanlar, bu bayram sofraya oturduğunda çocuklarının yüzüne bakabildi mi? Onlara harçlık verirken Berkay Gezgin’in neden demir parmaklıklar ardında olduğunu düşündü mü? 22 yaşında bir gencin bayramı hücrede geçirmesi sizi hiç rahatsız etti mi? Denizlili Temmuz’un, Diş Hekimleri Odası Başkanı Musa Akyol’un oğlunun, sırf Saraçhane’de olduğu için hapiste olduğunu biliyor musunuz? Peki, Temmuz’un anne babasının yüreğindeki yangını hissettiniz mi?
AKP’nin 23 yıllık iktidarında bayramlar acıya dönüştü!
İnsanlar artık bayram tatilini düşünmüyor, çocuklarını bir parka bile götüremeyecek olmanın çaresizliği içinde kıvranıyor. “9 gün tatil yaptık” diye övünenler, çocuğuna çikolata alamayan babanın içindeki acıyı anlıyor mu? Bayram ikramı bir kenara, insanlar misafir ağırlamaya bile çekiniyor. Bir paket çikolata almak bile hesap kitap işi oldu!
Ve Reis ne dedi? "Emeklilere 4 bin lira verdik, daha ne istiyorsunuz?"
Verdikleri 4 bin liranın 3 bin lirasını bayramdan önce yatırdılar! İnsanlar o parayla ne yapacak? Kira mı ödeyecek, fatura mı yatıracak, bayramlık mı alacak? Bir torununa harçlık mı verecek?
AKP, bayramları bir matem havasına çevirdi!
Eskiden neşeydi, şimdi endişe… Eskiden huzurdu, şimdi hüzün… Eskiden bayram sofrası bereketti, şimdi boş tabaklarla suskunluk…
Ve bu düzene sessiz kalanlar!
Soruyorum size: Sizin bayramınız nasıl geçti?
Bayramlar bayram ola…
Günler hep aydın ola,
Çocuklar aç kalmaya,
Anneler ağlamaya!
Sofralar dolsun yine,
Herkes gülsün yerine,
Zulmü bayram bilene,
Lanet yağsın gökten de!
Behçet Necatigil’in bayram özlemine dokunan dizeleri, bugünün karanlığını ne güzel anlatıyor. Eskiden bayram, bayramdı. Şimdi bayram, karanlık, yoksulluk, hüzün ve acı…
Bayramlarımızı da Çaldılar.
Elbet Geri Alacağız!