"12 Eylül toplumcu fotoğrafçılığı vurdu"

Birgün'den Tuğçe Çelik'in haberine göre, araştırmacı ve fotoğraf sanatçısı Arzu Aybat, Papirüs Yayınları’ndan çıkan ‘Fotoğrafın Sırtındaki Kambur 12 Eylül’ başlıklı kitabında askeri darbenin fotoğraf alanına yaptığı etkileri, dönemin tanıklarıyla gerçekleştirdiği röportajlarla birlikte ele aldı.

12 Eylül askeri darbesinin yarattığı tahribatın toplumcu fotoğrafçılık ve imge üretimi üzerindeki olumsuz etkilerini mercek altına alan Aybat, “Susan Sontag ‘Fotoğraflar tek başlarına ahlaki bir değer yaratmazlar ancak mevcut tutumlardan birini güçlendirebilir, yeni şekillenmeye başlayan başka bir tutumun oluşmasına da katkıda bulunabilirler’ tespitini yapar. 12 Eylül ile gelen 80’lerin iklimi, kültürel alanın içini boşalttığından, dönemin imajlarının temel niteliği, var olan koşullar ne ise onu desteklemek oldu” dedi.

DARBE, FOTOĞRAF ALANINDA NASIL BİR DÖNÜŞÜME SEBEP OLDU?

"Darbe, fotoğraf alanında nasıl bir dönüşüme sebep oldu?" sorusuna cevap veren Aybat şöyle konuştu:

"Toplumsal hareketlilik yükselmişken, 12 Eylül sabahı ülke sessizliğe bürünüyor. Bu sessizliğin ardı da sayısız tutuklama, işkence ve idamlarla gelirken, ülkede baskı ve korku iklimi hâkim. Halkın değil politika yapması, birkaç kişinin yan yana gelip ideolojik tartışmalara girmesi dahi devletin istemediği durumlar. İnsanları bir araya getiren örgütlü yapılar, sendikalarla birlikte fotoğraf dernekleri de kapatıldı. Fotoğrafın toplumsal ayağını tutan öznelerin, 80’lerin neredeyse sonlarına dek etkileri süren apolitik iklimde çalışabileceği alan da ortadan kalkmış oldu. Birçok fotoğrafçı 12 Eylül sonrası gözaltına alındı veya alınmamak için gizlendi. Sendikaların, yayınların, sol sosyalist tavırdaki fotoğrafçılara alan tanıyan aklınıza neresi geliyorsa hepsinin üzerine toprak atıldığı için, bu alanların aktörleri de ya başka işlerle uğraşmak durumunda kaldı ya da fotoğrafı farklı biçimde sürdürdü. Devletin dayattığı apolitik iklimde popüler kültür, kendine açılan geniş boşlukta serpilme fırsatı buldu. Bunun fotoğrafta karşılığı popüler ayağın güçlenmesi oldu. Bir tarafın özneleriyle birlikte sahadan çekilmesi, o gün ‘belgesel’ olarak yapılan, fotoğrafçının mesele edindiği konuları anlatım aracı olarak kullandığı fotoğrafın uzun yıllar bu coğrafyada etkin bir varlık inşa edememesine neden oldu."