AKBULUT “SOSYAL MEDYAYLA HABERCİLİĞİ KARIŞTIRMAMAK LAZIM”

Muğla Gazeteciler Cemiyeti (MGC) Başkanı Süleyman Akbulut, geçtiğimiz günlerde Fethiye’de gerçekleşen bir seminere konuşmacı olarak katılarak dijitalleşen dünyanın gazetecilik mesleği üzerindeki etkilerinden bahsetti.

AKBULUT “SOSYAL MEDYAYLA HABERCİLİĞİ KARIŞTIRMAMAK LAZIM”

Muğla Gazeteciler Cemiyeti (MGC) Başkanı Süleyman Akbulut, geçtiğimiz günlerde Fethiye’de gerçekleşen bir seminere konuşmacı olarak katılarak dijitalleşen dünyanın gazetecilik mesleği üzerindeki etkilerinden bahsetti. Akbulut “ turizm yöresinde görev yapan tüm arkadaşlarımın kent zihniyetine sahip olması gerektiğine inanıyorum” dedi.

Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün destekleri ile Dijital Medya Yayıncılar Derneği ( DMYD) tarafından, Muğla İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü iş birliğinde “Turizmin Gelişiminde Medyanın Rolü” temasıyla geçen hafta bir seminer gerçekleştirildi. Seminerde konuşmacı olarak yer alan Muğla Gazeteciler Cemiyeti (MGC) Başkanı Süleyman Akbulut, kültür ve turizm haberciliği teması üzerinde bir konuşma yaptı. Akbulut konuşmasında dijitalleşen dünyanın gazetecilik mesleği üzerindeki etkilerinden bahsederek bölgede çalışan basın mensuplarının kent zihniyetiyle hareket etmeleri gerektiğini vurguladı.

Akbulut, seminerdeki konuşmasını şöyle sürdürdü: “Özellikle turizmle iştigal eden bir ilin basını, yine beraberinde yüzde 68 yüzde 70 oranında orman varlığına sahip bir ilin basını, nasıl ki orman yangınlarıyla mücadele edilen bir yaz sezonu yaşıyorsak; turizmde de bu yörede görev yapan tüm arkadaşlarımızın bir kent zihniyetine sahip olmuş olması gerektiğini inananlardanım. Basında uzun yıllar tüm merhalelerinde duyusal, görsel, ekran arkası-önü tüm merhalelerinde görev yapmış ve bugün bu temsili vazifede bulunan bir kişi olarak, konuyu özümsemiş biri olarak iki sektörün de temsilcilerinin daha sık biraraya gelmeleri gerektiğini savunuyorum. Yerel yöneticilerimiz bile bugün yerel ekranlarda değil, yaygın basının temsilcileri olan ekranlarda televizyon programlarına çıkmayı uygun görüyorlar. Bulunduğunuz yerele hakim olmak, burada görev yapan tüm arkadaşlarımızın uzmanlık alanına dönüşmüş. Ama bunu bilmeyen yapılar, bugün sanıyorum maddi kaygılarla birleşip bu tür programlar gerçekleştiriyorlar”

“Yerel Haberler, İstanbul Menşeili Haberler Karşısında Bir Tıka Kurban Gider Nitelikte”

MGC Başkanı Akbulut Dijital platformların katkılarının yadsınamaz olduğunu dile getirerek bir o kadar da bugün beraberinde dezenformasyon örneği sergileyebildiğini vurguladı. Akbulut “Bakın bugün yereldeki arkadaşlarımızın basın ilan kurumunun gelirlerinden katkı alabilmek adına bu bahsettiklerimizle aslında çelişiyoruz. Birçok alanda bugün İstanbul menşeili haberleri, kendi yerel yayın organlarında yayınlamak suretiyle tık avcılığına dönüşmüş ki bugün buradan pay almak için çaba gösteriyor. Yani bizim herhalde yaptığımız haberler, İstanbul menşeli haberleri yanında da bir tıka kurban gider nitelikte” diyerek sözlerine bir örnekle devam etti.

Başkan Akbulut “ 2005-2006 tarihlerin ormancı türküsü bir cinayetle vücut bulmuş ama bir sanatsal örgüye dönüşmüş. Belen Kahvesi’nde geçen bir olayı anlatır. O Belen Kahvesinin açılışında oradaydık. Burayı biz turizme kazandırdığımız dönemde, dönemimizin valisi güzel bir çalışmayla hatta oraya bir imzasını atmış. O açılışa dönemin Kültür Bakanı Sayın Atilla Koç davet edilmişti. Tam da böyle turizm sezonunun başlamasına yakın çok önemlidir bu. Hem turizm sektörünün temsilcileri için hem de bu sektöre zarar gelmemesi için duyarlı basın mensupları için önemlidir bu. Ama gelin görün ki dönemin kültür bakanı konuşması sırasında ‘Ruslar görgüsüzdür’ deyiverdi. Bizim de o dönemde ciddi Rus turist popülasyonu vardı. Bu gafın ardından Sayın valimizle bir araya geldik. Sayın valimiz dedi ki “arkadaşlar ilimizin selameti açısından bu haberi yayınlamasak” Dedim “hayhay” Biraz önce dedim ya kent zihniyetine dönüşmesi gerekiyor, özellikle bu tür lojistik sektörlerde. Bugün gerçekten Türkiye'nin en fazla gelir elde eden sektörlerin başında turizm geliyor ve bunda Muğla'nın yadsınamaz bir katkısı olduğunu düşünürsek.. Bizim turizm anlayışımız, bürokrasi döneminde çok olur; bu 3 milyon hedefimizdir, 3 milyon bir dediğimiz gün hedefe ulaşmış gibi gözüküyoruz ve hep dillere pelesenk ettiğimiz bir kültür turizmi, 12 aya yayma hedefimiz, bu noktada bizim gösterdiğimiz hassasiyetin günümüz medya anlayışına yansıyor olması gerektiğine vurgu yapmak istiyorum. Dolayısıyla da bunun içinde bu konuda çok defa müzakerelerin gerçekleşebileceği alanlarda ortamların yaratılması gerekiyor. Ben geleneksel basın anlayışını seven de bir insanım. Kültür turizm haberciliği dediniz, herhalde branşlaşmak çok kolay değildir. Aslında her konuya hakim olmanız gerekir. Çünkü branşlaşmaya yönelik bir ortam yoktur. Spora da gidersiniz, asayişe de gidersiniz, kültür turizmine de gidersiniz. Dolayısıyla bu tür hassas içerikli konularda da duyarlı olmalıyız. Bunun için Savaş Bey’in de söylediği gibi meslek yasası bize çok yakın gözüküyor. Turizm sektöründen duymuş olmaktan da bunu memnuniyet duyuyorum. Bizim de öyle akşam sabah niyet ettim niyet eyledim gazeteci olmaya diyerek çıkılan bir konu var”

“Sosyal Medyayla Haberciliği Karıştırmamak Lazım”

Akbulut “Dolayısıyla bugün 30 yılını verip sürekli basın kartı sahibi olan birisi olarak söylüyorum; sosyal medyayla haberciliği karıştırmamak lazım. Bugün her sosyal medya mecrasında sayfa açan arkadaşımız kendisinde gazeteci hüviyetini gördüğü bir ortamı yaşıyoruz. Adam isminin başına gazeteci diyor ben kendime doktor Süleyman Akbulut diyemiyorum. Ama herkesin de hiçbir donanım hiçbir eğilim göstermediği bir ortamda sosyal medya ile gazeteci olunmasına üst kuruluşların meslek kuruluşlarının bakanlıklar nezdinde ciddi mücadele vermesi gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda da belli kriterler konmalı ki kendini yetiştirmiş ömrünü bu sektöre adamış bu sektörden emekli olmuş kişilere yazık olmasın. Bu konuda bir meslek yasası bizler için çok gerekli ancak ondan sonra dijitalleşmeyi basındaki dijitalleşme ile birlikte dezenformasyonları ve artı sayılabilecek haberleri daha sonra konuşmak icab eder. Hep trol siyaseti derdim artık trol gazeteciliği, ürün pazarlama noktasında oluşturduğu trol dönemini yaşıyoruz. Bugün bir alışveriş merkezinde yapacağınız alışverişte özellikle yapılan yorumları gördüğünüzde bile insanların üzerinde olumsuz etkileri çok. Ciddi bir kriterleşmenin çok ciddi bir ayrım oluşturabilecek maddeleri ve caydırıcı cezaların da gerçekleştirilmesi isteğimizdir” şeklindeki ifadelere yer verdi.