İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 99 şüpheli hakkında "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçları ile yine Ekrem İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli hakkında "PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek" suçundan soruşturma başlatıldı. İmamoğlu'nun iki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alınmasına bir tepki de İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'ndan geldi.
"TÜRKİYE'NİN HUZURU HEDEF ALINMAKTADIR"
Dervişoğlu'nun konuşmasından bazı kısımlar şöyle: ''İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması akılla hukukla açıklanabilecek bir şey değildir. Aslında Türkiye'nin huzuru hedef alınmaktadır. Türkiye'de bugün itibariyle sandık hukuk ve demokrasi askıya alınmıştır. Tarih aynılarını yapan darbecileri nasıl yazdıysa, bugün bu işe imza atanları da o şekilde yazacaktır. Şu bilinmelidir ki gözü dönmüş bu iktidarın ve makam hırsına yenilmiş Recep Tayyip Erdoğan'ın İstiklal Marşı 'Korkma' diye başlayan milleti susturmaya asla gücü yetmeyecektir.
''ANAYASAL SUÇTUR''
Bu Recep Tayyip Erdoğan tarafından işlenen anayasal suçtur. Buradan savcılara suç duyurusunda bulunuyor, bu zorbalığı da aziz milletime şikayet ediyorum. Buradan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla alınan bu karardan derhal vazgeçilmesi çağrısında bulunuyorum.
"BÖLÜM SONU CANAVARI GİBİLER"
Bölüm sonu canavarı gibiler ama tüm oyunlarda canavarların sonu bellidir. Onlar harami saltanatı devam ettirmeye çalıştıkça 10 yılda bir teröristlerle anlaştıkça biz Mustafa Kemal'in cumhuriyetini savunacağız.
BOYKOT VE PROTESTO ÇAĞRISI
Madem ki her şey cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Tayyip Erdoğan'ı o makamda tutmak için yapılıyor. O zaman muhalefetin açıklama yapmaktan öte sorumluluklar üstlenmesi kaçınılmazdır. Bu iktidarın karşısına bilinmeyen yönlerimizle çıkmak bir sorumluluktur. Recep Tayyip Erdoğan Anayasa'ya göre bir daha aday olamaz. Anayasa'yı tanımazlık devam ederse ve muhtemel adayların tasfiyesine benzer uygulamalar devam ederse yapılacak tek şey cumhurbaşkanlığı seçimlerinin boykot ve protesto edilmesidir. Artık muhalefet Meclis çoğunluğunu ele geçirmelidir.'' - SonDakika.com
---