Bolu Kartalkaya'da 36'sı çocuk 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciasına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun ardından yeni tutuklama kararları çıktı. 21 Ocak’ta gece yarısı yanan Grand Kartal Otel'in sahipleri ile üç isim daha cezaevine gönderildi. Tutuklu sayısı önce 28'e yükseldi ancak 8 kişinin tahliye edildiğinin açıklanmasıyla daha sonra sayı 20'ye düştü.
Aralarında yanan otelin sahibi Halit Ergül'ün eşi Emine Mürtezaoğlu Ergül ile kızları Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu'nun da bulunduğu dokuz kişi, faciadan iki ay sonra tamamlanan bilirkişi raporunun ardından dün gözaltına alınmıştı. Emine Mürtezaoğlu Ergül, aynı zamanda otelin bağlı olduğu şirketin Yönetim Kurulu Başkanvekili. Yine kızları Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, Grand Kartal Turizm ve Ticaret A.Ş.’de yönetim kurulu üyesi olarak bulunuyor.
Bilirkişi raporunda, Grand Kartal Otel'in sahipleri ile yönetim kurulu üyelerinin "oteldeki eksiklikleri bilerek gidermemeleri ve çok sayda ihmalleri nedeniyle birinci derecede asli kusurlu oldukları" belirtiliyor. İstanbul'da gözaltına alınan ve Bolu'ya getirilen Ergül Ailesi, ifadelerinin ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Ergül'ün eşi ve kızları "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yangında yaşamını yitirenlerden Alp Mercan'ın ablası olan Avukat Nihan Ece Mercan Hasarpa da DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada "Bu tutuklamaların neden bu kadar zaman sonra yapıldığını anlayabilmiş değiliz. Bunun için bilirkişi raporunun beklenmesine gerek yoktu. Çünkü şirketin ticaret sicil kayıtlarında, zaten bu kişilerin yönetim kurulu üyesi oldukları görülüyor" dedi.
Bilirkişi raporunda hangi ihmaller sıralanıyor?
İstanbul Teknik Üniversitesi'nden uzmanlarca hazırlanan ve Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 189 sayfalık bilirkişi raporunda, çok sayıda ihmale değiniliyor.
Mutfakta başlayan yangının çıkış saatinin 03.17 olduğu ancak personelin yangını 03.24'te fark ettiği belirtiliyor. LPG vanasının müdahale edilemez halde olması, görevlilerin tahliye için misafirleri uyarmakta gecikmesi, yangın uyarı sistemlerinin çalışmaması ve binadaki yoğun ahşap kullanımı gibi başka nedenler de sıralanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, denetim için belediyeye bağlı itfaiye yetkililerini işaret etse de Bakanlık, faciadan "birinci dereceden sorumlu" tutuyor. Raporda, "Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin özellikle can ve mal güvenliği, personelin niteliği ve eğitim düzeyi başta olmak üzere gerekli tüm denetimleri özensiz ve yetersiz yaptıkları, mevcut eksiklikleri tespit etmedikleri saptanmıştır" deniliyor.
Aynı şekilde Bolu İl Özel İdaresi, Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da denetimlerde yetersiz kaldığı için birinci derecede sorumlu tutuluyor.
Kurtarmada öncelik otel yöneticilerine
Kartalkaya'da yaşamını yitirenlerin aileleri yangının belirtilen saatten daha önce çıktığını, otel sahiplerinin de kimseye haber vermeden otelden ayrıldıklarını savunuyor. Bilirkişi raporunda da tahliyenin eşit şekilde gerçekleşmediğine işaret ediliyor. Yangının çıkmasının ardından önce otel yöneticilerine ve onların yakınlarına haber verildiğine dikkat çekiliyor.
Raporda bu duruma ilişkin "Otel yöneticilerine ve otelde bulunan insanlara haber verme açısından herkese eşit şekilde davranılmadığının görüldüğü ve video kayıtlarında ve telefon HTS incelemelerinde önceliğin otel yöneticileri ve yakınlarına verildiğinin anlaşıldığı…" ifadeleri yer alıyor.
Hatta raporda, uyarı sistemlerinin çalıştırılmadığı ve bazı kişilerin öncelikli olarak kurtarılmak istendiğinin altı çizilerek şu tespitlere yer veriliyor:
"Kimliği belirlenemeyen bazı kişilere ayrıcalıklı davranıldığının video kayıtlarında mevcut olduğu, hatta yangından haberdar olunması sonrasında görsel ve işitsel uyarı sistemlerinin çalıştırılması yerine yüksek katlardan yapılacak tahliye sırasında izdiham olması durumunda tahliye şansları düşük olan ayrıcalıklı kişiler için bireysel kurtarma eyleminin gerçekleştirildiğinin görüldüğü, aşağıdan otele doğru gelen plakası tespit edilemeyen siyah binek araç ile bazı kişilerin öncelikli olarak kurtarılmak istendiği…"
DW Türkçe'nin ulaştığı Ergül Ailesi'nin avukatı ise iddiaları reddederek "03.30'da otelden çıkıyorlar" dedi. Personelin şirketin genel müdürü ve Halit Ergül'ün damadı olan Emir Aras'ı aradığını ancak Aras'ın telefonuna bakmadığını sözlerine ekledi.
"Arabasının zarar görmemesi için uyardı”
Bu arada yangından kurtulanlardan Atakan Yelkovan ve Yağmur Öktemli Yelkovan da verdikleri ifadelerde, Ergül Ailesi'yle ilgili dikkat çeken bir iddiada bulunmuştu. Yangından kurtulanların getirildikleri otele, Grand Kartal’ın sahiplerinin de geldiğini ve rahat tavırlar sergilediğini öne sürerek şunları söylemişti:
"Yanan otel sahibi Emine Mürtezaoğlu, Ceyda Hacıbekiroğlu, çocukları ve dadısı ile yanımızdaki koltukta oturdular. Emine Hanım, insanlar otelin içinde cayır cayır yanarken karşımızda oturup rahat rahat muz yiyordu. Ceyda Hanım ise babasını arayıp arabasının zarar görmemesi için babasını uyarıyordu."
Yine bilirkişi raporunda, personelin yangın esnasında araçları otoparktan çıkarmalarına ilişkin kamera kayıtları da yer alıyor. Raporda, araçların çıkarılmasına ilişkin şu bilgiler yer alıyor:
"Personelin yardım etmek, yardımcı olmayı denemek yerine kapalı otoparktan araçlarını dışarı çıkarmak için otopark ana giriş kapısını bir araya gelerek zorla açmaları teknik açıdan yangının gelişimi ile de ilgilidir. Sadece kendileri çıkmak için kapıyı aralamaları bile yeterli olacakken, araçlarını çıkarabilmek için kapıyı tam açmaları sonucunda dışarıdan soğuk ve iç bölgede yanma gazlarına göre çok daha yoğun olan havanın yangın alanına taşınımına ve oksijen kaynağının sürekliliğine neden olmuştur."
Soruşturmada son durum ne?
Ergül Ailesi'nin fertleriyle birlikte tutuklananlar arasında İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetleme Müdürü Yeliz Erdoğan, eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetleme Müdürü Mehmet Özel ile LPG teknisyeni Muharrem Şen de yer alıyor. Bilirkişi raporunda, yangının büyümesine "show" alanında bulunmaması gereken LPG'nin neden olduğu vurgulanıyor. Gaz sistemlerinin bakım ve kontrolünü yapan Muharrem Şen, 25 Şubat'ta verdiği ifadede "İşletmeye en son 2023 yılında hizmet verdim" demiş ve şöyle devam etmişti:
"2024 yılında Ağustos ayında kontrol için gittim ancak otel kapalı olduğu ve kimse olmadığı için kontrolleri yapamadan geri döndüm. Sonraki süreçte ise iç personel azlığından dolayı tekrardan gidemedim."
Bu arada aralarında kimi mutfak çalışanlarının da arasında bulunduğu 8 kişinin itiraz üzerine tahliye edildiği bildirildi.
Kartalkaya'daki yangın faciası, dünyada kayıt altına alınan en büyük altıncı otel yangını olarak biliniyor. Yakın zamanda iddianamenin tamamlanması bekleniyor.
Avukat Nihan Ece Mercan Hasarpa, tüm sorumluların hak ettiği cezayı alması gerektiğini söylüyor. Hasarpa, "Olası kastla yargılanmalarını istiyoruz. Bilirkişi raporu da tam olarak buna işaret ediyor" şeklinde konuşuyor.