MHP lideri Devlet Bahçeli’den CHP’ye tepki: Sokaklar çare değildir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk ve terör soruşturmalarının ardından sokağa çıkılması yönündeki çağrılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, “Sokaklar çare değildir. CHP’nin yaptığı şuursuzluk ve sorumsuzluktur” dedi.

İBB'ye yönelik devam eden soruşturmalarla birlikte CHP'nin vatandaşları sokağa çağırması üzerine MHP lideri Devlet Bahçeli, açıklamalarda bulundu.

TEHLİKELİ BİR SÜREÇ
Bahçeli, "Türk siyasetinde samimiyet ve dürüstlük tercih değil zorunluluktur, zira anayasa ve kanunlar bunu vazetmekte, siyasetin doğası kucaklayıcı bir üslubu gerekli kılmaktadır. CHP'nin yürüttüğü siyaset ise çatışmadan beslenen, halka tepeden bakan, onu ıslah etmeye çalışan, milli iradeyi yok sayan seçkinci bir anlayıştır" ifadelerini kullandı. CHP'nin son günlerde sokak çağrıları başlattığını ve bazı televizyon kanallarının yorumcuları tarafından da bu çağrıların desteklendiğini belirten Bahçeli, bu çağrılarla Türkiye'nin çok tehlikeli bir sürece sokulmaya çalışıldığını kaydetti. Bahçeli, "CHP ve yandaşlarının toplumu isyana çağırması, siyasi ahlaktan uzak, hem toplumun huzurunu hem de demokrasiyi tehdit eden bir aymazlıktır. Bu söylemler toplumsal gerilimi ve kutuplaşmayı tırmandırırken, kin ve nefret dilinin yaygınlaşmasına yol açmakta, ülkemizin birliğine kastetmektedir
Daha da üzücü hatta utanç verici olan ise bazı medya yorumcularının bu sorumsuz söylemleri desteklemesidir. Yaşanan sokak olaylarının sosyal maliyeti hem devrimciler hem de ülkücüler açısından çok yüksek oldu. Bunların sonucunda Türkiye'ye ödetilen ekonomik, sosyal ve siyasi bedel milletimizin hafıza kayıtlarındadır. O sebeple sokaklar çare değildir. Şayet sokağa davet edilenlerin karşısına 15 Temmuz'da olduğu gibi başkaları dikilirse kaçınılmaz çatışma nasıl önlenecek, olayların önüne nasıl geçilecektir? Bu hareket şuursuzluk ve sorumsuzluktur" ifadelerini kullandı.
ANTİDEMOKRATİK SÜREÇ
"Sokak çağrısı yapan provokatörler acaba o vakit ortada bulunacaklar mı yoksa çoktan ülkeyi terk etmiş mi olacaklar" diyen Bahçeli şöyle devam etti: "Bunlar, aynı zamanda da Türkiye'de tek adam rejimi olduğuyla yatıp kalkanlardır. Rejim değişti yalanını söylemeye devam edenlerdir. Demokratik seçimleri, milli iradeyi yok sayanlardır. Milletin desteğini almaya çalışmak yerine sokaklardan hareketle antidemokratik süreçlerden medet umanlardır.Tek adam olan yerde seçim olmaz. Milletin yüzde 52'sinin oyunu alarak seçilen Cumhurbaşkanı, tek adam olarak ifade edilemez."
'TEKRAR UYARIYORUZ'
"CHP'nin seçim başarısızlığını gizlemek için hükümet sistemini günah keçisi ilan etmekten vazgeçmediğini" kaydeden Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu: "Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar olamadığı, iktidarı sandıkta kazanamadığı her dönemde antidemokratik yöntemlere başvurmaktan, kardeşliği hedef almaktan, milli birliği yaralamaktan geri durmadığı siyasi tarihimizin gerçeğidir. Tüm siyasi partiler gibi CHP'nin de millete yönelik projelerle seçim kazanmak için çalışmak yerine kullandığı antidemokratik dil ve eylemleri kabul görmeyecek, buna yeltenenlere millet bedelini ödetecektir. MHP tarihimizin en büyük ihanetlerinden olan 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin öncesinde FETÖ'nün devleti ele geçirme hedefini nasıl herkesten önce fark etmiş ve uyarılarda bulunmuş ise aynı öngörüyle sokak çağrılarının doğuracağı sonuçları da bilerek CHP'yi bir kez daha uyarmaktadır." Öte yandan Bahçeli, "Terör, sabotaj, provokasyon, isyan ve benzeri düşünce sahipleri emellerine ulaşamayacak, Türkiye'nin huzur iklimini bozmak isteyenler asla başaramayacaktır" dedi.
'YIKICI YAYINLAR YAPILMAMALI'
Söz ve yorum özgürlüğünün demokratik bir hak olduğunu anımsatan Bahçeli, bu özgürlüğün kamu düzenini bozacak, halkı isyana teşvik edecek şekilde kullanılmasının asla kabul edilemeyeceğini vurguladı. Bahçeli, "Medya kuruluşlarının imkanlarını kamuoyunu yanlış yönlendirecek şekilde kullanmaları önlenmelidir. Peşinen söylemek gerekir ki, toplumu yönlendirme gücü olan medyanın sadece basın özgürlüğüyle izah edilemeyecek nitelikteki yıkıcı yayınlar yapmasının önüne geçilmesi şarttır" dedi.