MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Hortlayan kızamık vakalarına dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, aşısız çocukların aşı olanları da riske attığını söyledi.
Ceyhan’a göre artan kızamık vakalarından aşı karşıtları sorumlu ve böyle devam ederse bazı ülkelerdeki gibi bizim de zorunlu aşı yasası çıkarmak dışında çaremiz kalmayacak.

Kızamık aşıyla önlenebilen, çok bulaşıcı bir hastalık. Hastasıyla temas eden duyarlı bir bireyin hasta olma olasılığı yüzde 90.
ABD ve Avrupa’da kolay bulaşan bu hastalıktaki artış endişeye yol açıyor. 1997’den bu yana Avrupa’da kızamık olgu sayısının en yüksek olduğu yıl 2024’tü. Avrupa ülkeleri toplam 127 bin 350 kızamık vakası bildirdi. Bunların yüzde 40’ını beş yaş altı çocuklar oluşturdu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) olguların yarısından fazlasının hastaneye yatırıldığını açıkladı.
Oysa 2016’da Avrupa’da sadece 4 bin 440 olgu bildirilmişti. Artışta Covid-19 pandemisi sırasında aşılamadaki aksaklığın da payı var. Giderek yükselen aşı karşıtlığı ve tereddüdü eklenince sorun büyüdü.
Sağlık İstatistikleri 2023 Yıllığı Haber Bülteni’ne göre ülkemizde 2023’de kızamık toplam vaka sayısı, 3 bin 571’i yerli vaka olmak üzere 5 bin 88 oldu.
Bireysel aşılanma kadar toplumsal bağışıklama da önemli
Çocuklarının sağlık hakkını ellerinden alarak aşılatmayanlar, başka çocukları ve toplumu da riske sokuyor. Mesele kişisel özgürlük ve tercihlerden öte.
Kızamık aşısı olmayan çocukların, kızamık aşılıların (tam aşılı) hastalığı geçirmesine nasıl yol açtığının yanıtı toplumsal bağışıklıkta.

Toplumsal bağışıklık; aşılanma yüzdesi belirli bir seviyeye ulaşan bir toplumda aşılanmamışların, aşılanmış bireyler nedeniyle hastalıkla karşılaşma olasılıklarının azalması demek. Toplumsal bağışıklık için ilgili aşının toplumda belirli bir yüzeye ulaşması gerekiyor. Bunun sağlanması özellikle aşıyla korunabilir hastalıklar nedeniyle meydana gelebilecek salgınların önlenmesi için son derece önemli. Toplumsal bağışıklık ‘vahşi virüsün’ (aşıların zayıflatmadığı, daha ağır hastalık yapan)dolaşımını da engelliyor.
Kızamık aşısı bireyleri yüzde 98 oranında koruyor. Yüzde 2’sinde ise etkili değil. Toplum eğer en az yüzde 100 oranında aşılanmazsa, aşının koruması dışında kalanlar virüsü alıp salgına yol açabiliyor. Nitekim 2017’de Kocaeli’nde aşılı dört çocuğun kızamık geçirdiği kayıtlara girmişti.
Kritik eşik: Yüzde 95’lik aşılama oranı
Türkiye’de aşı karşıtlığı giderek büyüyen bir sorun. İstanbul Tabip Odası’ndan aile hekimlerinin toparlamasına göre, sadece İstanbul’da 15 bin çocuğu ailesi aşılatmadı. Ülke genelinde bu sayının kat be kat olduğu tahmin ediliyor.
Kızamık salgınlarının bir toplumda önlenebilmesi için hedef grubun en az yüzde 95’inin aşılanması gerektiğini hatırlatan Ceyhan, şu uyarıyı yaptı: “Aşılama oranları yüzde 95’in altına indiği anda salgın yaşanır. Türkiye’de pandemi sırasında aşı karşıtlarının yalan ve bilim dışı söylemlerini, yayınlarını engelleyen mekanizma kalmadı. İstedikleri gibi yalanları söylüyorlar. Çocuğunu aşılatmamak bir hak değil. Başkalarının hayatını riske atma pahasına istediğini yapamazsın.”
’15 sene önce öğrencilere gösterecek kızamık vakası bulamıyorduk’
Ceyhan yoğun aşılamayla 2007-2011 arasındaki dört yıl boyunca vaka sayının yılda yedi ila onun altına indirildiğini hatırlattı: “Bu başarıyı yüzde 98 oranında aşılamayla yakaladık. Öğrencilerimize gösterecek kızamık vakası bile bulamıyorduk.”
2019’da toplam vaka sayısı 2 bin 905, pandeminin başladığı ve temasın azaldığı 2020’de 617, 2021’de 50’ye kadar düştü. 2022’de yeniden yükselmeye başladı. O yıl 103 vaka bildirildi. 2023’deyse vaka sayısı ciddi bir artışla 5 bin 88’i buldu. Ceyhan, “Kızamığın özelliğidir. Her sene yükselerek devam etmez. 5-10 yılda bir büyük salgınlar yapar” dedi.
Zorunlu aşılama gündeme gelebilir mi?
Kızamık çok ciddi tablolara yol açabiliyor. Beyni ve omuriliği çevreleyen zarlarda enfeksiyon (menenjit) yapabiliyor. Beyin enflamasyonu da denen subakut sklerozan panensefalit (SSPE) kızamıktan birkaç yıl sonra bile çıkabiliyor. Beyinde kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Ayrıca karaciğer enfeksiyonu, gözün sinir kaslarını tutması halinde şaşılık, göz bozukluğu, görme kaybı, kalp ve sinir sorunlarına da neden olabiliyor.
Kızamık aşısı, 2000-2022 arasında dünya çapında yaklaşık 57 milyon ölümün önlenmesini sağladı. Bu dönemde, yıllık kızamık kaynaklı ölüm sayısı 761 binden 136 bine geriledi.
Aşısız çocuklar aşı olanları da riske attığından, aşı kararsızlığı ve karşıtlığıyla mücadelenin daha etkin yapılması gerekiyor. Ceyhan İtalya, Ukrayna, Slovenya, Fransa gibi bazı ülkelerin zorunlu aşı yasaları çıkarmak zorunda kaldıklarını anlattı. Bu insanları kolundan tutup, zorla aşıya götürmek değil. Örneğin aşısız çocukları kreşlere, okullara kabul etmemek, kalabalık ortamlara aşı kartları olmadan almamak gibi önlemlerden oluşuyor.

Ceyhan, Türkiye’de ikinci doz kızamık aşılanma oranının yüzde 94’e kadar düştüğünü belirterek, “Yüzde 95’in altı kritik sınır. Kızamık sayılarımız yüksek. Aşılanmayan grup biriktiriyor” dedi.
Aşı kendi başarısının kurbanı
Ceyhan pandemiden beri aşı karşıtlarının hedefinde. Aşıyla ilgili tavsiyelerinden rahatsız olan aşı karşıtları hakkında “Zorla aşı yaptırıyor” diyerek şikâyetçi oluyor.
Sürekli savcılıklarda, emniyet müdürlüklerinde ifade vermek zorunda kalan Ceyhan, şunları söyledi: “Yıldırmak için şikâyet ediyorlar. İpe sapa gelmez şikâyetlerinin işleme konmaması lazım. Hiçbir dönemde şimdiki kadar rahatça yalanlar söyleyerek, ölümle tehdit ederek istediklerini yapamıyorlardı. Sağlık Bakanlığı onlara karşı güçlü ses çıkarmıyor. Geçmişte aşı karşıtlığıyla mücadele komisyonu kuruldu, çalıştırılmadı.
Aşı kararsızlığıyla mücadelenin devlet eliyle yapılması lazım. Bireysel ya da akademik insanların, derneklerin gayreti de yetmiyor. Aşı karşıtları bilime soğuk, uzak duruyorlar. Hurafeler de davranışlarını şekillendiriyor. Bu insanlar artık devlet idarelerine geldiler. Açık açık aşı karşıtı olduklarını söylüyor.
‘Kızamık Covid-19’a benzemez, birden bire 10 katı ölümlerle karşılaşırız’
Böyle giderse sadece kızamık değil, unuttuğumuz tetanos, difteri, çocuk felci gibi başka hastalıkların salgınlarını da göreceğiz. Aşı kendi başarısının kurbanı. Çünkü aşı sayesinde çiçeği, çocuk felcini yok ettik. Artık görünmeyen ya da az az görünenlerin aşılar sayesinde görünmediğinin farkında değiller.
Kızamık Covid-19’a da benzemez, yüzde bir ölüm oranıyla seyretmez. Birden bire 10 katı ölümlerle karşılaşırız.“