Fenerbahçe-Galatasaray mı, yoksa Siyonist soykırımı, İBB soruşturması mı?
AHMET GÜLÜMSEYEN
Türkiye Kupası maçları Fenerbahçe ve Galatasaray’ı karşı karşıya getiriyor. Milyonlarla ifade edilen takım taraftarları geçmişte/tarihte olduğu gibi bir kez daha ‘oyun’ ve ‘eğlence’ konumundaki futbolla oyalanacaklar. Karşılaşma esnasında 40 bin kişilik stadyumlar ‘beşiğe’ dönüşecek, seyirci olarak isimlendirilen kitle, kendine göre maç ‘keyfine’ erişmek için ekranlara kilitlenecek. Mücadeleyi izleme ‘zevki’ olarak ifade edilen an yaşanırken, bir kez daha ‘gaflet’ uykusuyla birlikte ‘dalıp’ gidilecek. Hakemin maçı bitiriş düdüğüyle birlikte, seyirci konumdaki bizlerin ‘gaflet’ uykusundan uyanmamıza neden olacak gibi gözükse de, ‘hakem’ kararları, ‘futbolcu’ performansı, ‘başkan/yönetici’ açıklamalarıyla hiç de öyle olmayan süreç konuşulmaya devam edecek. Aldığımız bir nefesin kıymetinin bile önem taşıdığı şu geçici dünya hayatında, futbol denen ‘oyalanma’ devam edilmesi anlamı taşıyor…
SİYONİST KATLİAMI,
İBB SORUŞTURMASI
Futbolun göz kamaştırıp, baş döndüren ‘cazibesi’ kısa süreli ‘akılları’ başlardan alırken, “Böylesi durum kimlerin işine yarayacak?” diye düşünmeden edemiyor insan? Bahis/iddia olarak maçlar üzerinden oynanan ‘kumar’, futbolcu ve çalıştırıcıların takımlar üzerinden mali kazanımları, başkan ve yöneticilerin ‘gerginliğe’ neden olan açıklamaları, bir defa daha durmak bilmeyen dönen futbolun çarpık ‘çarkının’ en önemli ‘yakıtı’ olacak. Bu süreçte ‘toplumu’ ilgilendiren daha önemli konular yok mu? Olmaz olur mu! Bir futbol maçı izlerken, pek az kişinin aklına gelir siyonist İsrail kuşatma altında masum ve mazlum Filistin halkı veya İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bir haftadır devam eden yolsuzluk ve terör soruşturması ve tutuklanmalar.
Spor/futbol adı altında toplumu ‘oyalayan’, bitmedi, vatandaşın sahip olduğu milli ve manevi değerleri ‘zedeleyen’ bu oyun çarkına ne zaman ‘çomak’ sokulacağı büyük bir merak konusu! Süreç hiç de ‘iyiye’ doğru gitmediğini, bizler gibi ‘herkes’ biliyor. Kimse ‘keyfini’ kaçırmama veya ‘makamını’ kaybetmeme adına sessizliğe bürünmüş durumda!
Peki, endişe veren bu durum daha ne kadar, nereye kadar devam edecek?.
ŞAMPİYONLUK EKREM
İMAMOĞLU’NA ARMAĞAN MI!
Bulunduğumuz mevki/makam gereği, vatandaşın hayatını zorlaştıran ve rahatını bozacak her türlü eylem ve uygulamanın karşısında olmak gibi sorumluluk üstlenmeliyiz. Sahi, halen Fenerbahçe-Galatasaray arasında bu akşam oynanacak olan Kupa maçının sonucunu merak etmeye devam ediliyor, Siyonist İsrail’in Bayram günü Filistin’de çocuklar öldürmesine ‘seyirci’ kalınıyor, İBB soruşturmasında gündem olan 560 milyarın akıbeti merak edilmiyorsa, hakikaten çok yazık! Bu da demek oluyor ki, sporla/futbolla aracılığıyla uyumaya/uyutulmaya devam edeceğiz. İşte böyle bir süreçte sporun yönetenlere büyük işler düşüyor.
Bakın biz bu satırları yazdığımızda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü internet sitesinde bir haber dikkatimizi çekiyor; “Erkek Voleybol Takımımız, Şampiyonluk Kupasını... Ekrem İmamoğlu ve Başkanımız Fatih Keleş’e armağan etti!” Amatör branşlarında en çok sporcusu olan Kulübün voleybol branşındaki başarısına kimse bir şey diyemez. Fakat, elde edilen başarının İBB soruşturmasından dolayı cezaevinde bulunan isimlere armağan edilmesi, sporumuzun/futbolumuzun nasıl yönetildiğine iyi bir örnek. Bunun yanında, İnsan düşünmeden edemiyor; “Yolsuzluk soruşturmasından dolayı Ekrem İmamoğlu’nun yerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne başkan vekili atanıyorsa, soruşturma kapsamında ismi geçen Fatih Keleş halen nasıl oluyor da Spor Kulübü’nün başkanı olarak gözükebiliyor?”
Tüm bunlar yaşanırken, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Voleybol Federasyonu sürece nasıl oluyor da seyirci kalabiliyor? İlgili makamlar görevlerini ‘tam’ yapmadıkları için, spor/futboldaki olumsuz tablo dünün devamı niteliğinde, vesselam…