Yazar Chen Tingyao'nun yazısına göre Çin hükümeti, Washington yönetiminin son tarife hamlesine karşı, dün ABD’den ithal edilen tüm ürünlere dönük mevcut tarifelere yüzde 34 ek gümrük vergisi getirme ve Dünya Ticaret Örgütü’nde (DTÖ) ABD aleyhine dava açma gibi bir dizi karşı önlem ortaya koydu.
Yazar Chen Tingyao'nun yazısına göre Çin hükümeti, Washington yönetiminin son tarife hamlesine karşı, dün ABD’den ithal edilen tüm ürünlere dönük mevcut tarifelere yüzde 34 ek gümrük vergisi getirme ve Dünya Ticaret Örgütü’nde (DTÖ) ABD aleyhine dava açma gibi bir dizi karşı önlem ortaya koydu. Çin’in karşı önlemlerinin ardından Amerikan borsalarında sert düşüşler görüldü. Dow Jones, Nasdaq 100 ve S&P 500 vadeli endekslerinde yüzde 3’ten fazla düşüş yaşandı.
ABD’nin uluslararası ticaretteki kayıplarından dolayı sözde “karşılıklılık” gerekçesiyle Çin’e yüzde 34 oranında “karşılıklı tarife” uygulaması, DTÖ’nün En Çok Kayrılan Ülke Kuralı ilkesine aykırı olmanın yanı sıra, Çin’in kalkınma hakkına zarar veren, tipik tek taraflı bir zorbalık girişimi olarak dikkat çekiyor.
Ancak gerek ekonomik kurallar gerekse veriler açısından bakıldığında ABD’nin “ticarette kayıp görüşü” tutarsızlık teşkil ediyor. DTÖ Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala’nın yakın zamanda kaleme aldığı bir makalede, 2023 yılında ABD’nin hizmet ihracatı hacminin 1 trilyon doları aşarak küresel toplamın yüzde 13’ünü oluşturduğu, 2024 yılında ABD’nin toplam hizmet ticareti fazlasının yaklaşık 300 milyar dolar olduğu belirtildi. Bu sayılar, ABD’nin uluslararası ticarette kayıp yerine dev kazançlar elde ettiğini gösterdi.
Analistler, ABD’nin “karşılıklı tarifeler” uygulamasının Çin ekonomisini kısa vadede düşük ölçekli de olsa olumsuz etkileyeceği, ancak daha önceki ticari anlaşmazlıkların sonrasında Çin ekonomisinin direncinin daha çok güçlendiği kanısında.
Ayrıca Çin’in dış ticaretindeki ortaklarının sayısının artmasıyla birlikte ABD’nin ek gümrük vergilerinin getirdiği baskılar büyük ölçüde dağılıyor.
Geride kalan yıllar, ABD’nin ek tarifelerinin ticaretteki dengesizliği çözemeyeceğini, kendi ekonomisine de büyük zararlar getireceğini kanıtladı.
Yazar Chen Tingyao'nun yazısında "ABD Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, ABD’nin ticaret açığı 2024 yılında 1 trilyon 210 milyar dolara ulaşarak, 2017 yılına, yani ABD hükümetinin küresel tarife savaşını başlatmasının öncesine göre yüzde 50 oranında arttı. 2018-2024 döneminde Çin’in ABD karşısındaki ticaret fazlası 323 milyar 330 milyon dolardan 361 milyar dolara çıktı. Tüm bunlar, tarifelerin ABD’nin endişelerini gideremediğini, karşılıklı yarara dayalı işbirliğinin tüm halkların ortak arzusu olduğunu gösterdi" denildi.
Enflasyonu kontrol altına almak ABD hükümetinin diğer hedefi. Ancak bu hedefe de tarifelerle ulaşılması mümkün değil.
Veriler, ABD’de mart ayında TÜFE’nin yıllık bazda yüzde 3,5 artarak Eylül 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktığına işaret etti. Yale Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre, “karşılıklı tarifelerin” uygulanmasının ardından diğer ülkeler misillemede bulunursa, ABD’de Kişisel Tüketim Harcamaları Fiyat Endeksi’nde (PCE) kısa vadede artış yüzde 2,1’e kadar çıkacak.
Bunun yanında, ABD’li işletmeler de zor durumda. Moody’s Başekonomisti Mark Zandi, ABD ekonomisinin bu yıl resesyona girme ihtimali yılın başında yüzde 15 iken, bu oranın artık yüzde 40’a çıktığına dikkat çekti. Çok kutuplu bir dünya düzeniyle ve ekonomide küreselleşmeyle gelişen günümüz dünyasında, tek taraflılık ve ticarette korumacılığın gönülleri fethetmesi mümkün değil.
Yazar Chen Tingyao'nun yazısında şu ifadeler yer aldı:
"ABD, derhal yanlışından dönüp tarifeleri diğer ülkeleri tehdit eden bir araç olarak kullanmayı durdurmalı. ABD’nin tek taraflı zorbalığına karşı çıkmak ve çok taraflı ticari sistemi savunmak için tüm ülkeler dayanışma içinde kalmalı."
Hibya Haber Ajansı