Merhaba sevgili okurlar. Bugün nostaljiden devam edelim. Pek nostalji sayılmaz ama o yöne doğru ilerliyor. Gazete! Geçmişten günümüze ite kaka gelmeyi başarmış gazete ve gazete okuma kültürü, zamana ve gelişen teknolojiye yenik düşmeye başladı. Hem maddi hem manevi… Ben maddi boyutlardan çok, manevi boyutuyla ilgileniyorum açıkçası.
Sabah kahvaltı masalarını süsleyen, mahallenin, şehrin nabzını tutan, en güzel en sıcak kahvelere eşlik eden siyah beyaz sayfalı gazeteler, gelişen teknoloji nedeniyle şimdilerde sessizce kayboluyor! Yerel gazetelerin siyah beyaz sayfaları, tarihi birer hatıra gibi köşelerde kalmaya başladı. Neredeyse bir dönem kapanıyor. O bin bir emekle hazırlanan, tasarlanan gazete sayfaları, kimsenin umurunda değil.
Teknolojinin getirdiği hız, hayatımızın her alanında köklü değişimlere yol açtı. Cep telefonlarımızda sosyal medya platformlarından gözlerimizi ayırmak neredeyse imkansız hale gelirken, yerel gazetelerin siyah beyaz sayfaları, köşelerde kalmaya başladı. Peki biz, değişime nasıl ve neden ayak uydurduk?
Bir zamanlar sabahları evlerimizi dolduran o gazete kokusu, dedelerimizi, babalarımızı ve bizleri bekleyen bir arkadaş gibiydi. Bugünse çoğumuz, televizyon ve telefon gibi teknolojilerle haberlere ulaşırken, gazetenin sayfalarını çevirmeyi bile unuttuk. Özellikle yerel basının durumu içler acısı. Birçok şehirdeki küçük gazeteler, büyük medya devlerinin karşısında varlıklarını sürdürmenin mücadelesini veriyor.
Yerel gazeteler, şehirlerin nabzını tutan, mahallelerin sesini duyuran ve halkı bilgilendiren önemli bir kaynaktı. Bugün, bu gazeteler sadece başlıklarıyla değil, içinde kaybolan yerel hikayelerle de bir zamanlar kıymetliydi. Bir annenin çocuğunun ödül kazanması, yerel sanatçının sergi açılışı, bir okulun çevreye duyarlı projeleri – bunlar, yerel gazetelerin gündeminde yer alan, şehirdeki insanları bir araya getiren haberlerdi. Ama maalesef modern hayat ve teknolojiye yenik düştük.
Gazete okumayı zaman kaybı olduğunu söyleyenler var. Fakat gazetenin verdiği tat, o sayfalara dokunmanın yarattığı hissiyat, teknolojide bulunmuyor maalesef. Yerel gazeteler, belki de bu yüzden bir ‘hız’ kültürünün dışına çıkarak, bir ‘huzur’ kültürüne de hizmet ediyordu. O sayfalarda kaybolmak, haberleri sadece okumak değil, onları sindirerek okumak ayrı bir zevkti. Aslında bu nedenle gazete okumak bir kültür…
İnsanlar artık sokakta, mahallede, kendi şehrinde olup biteni dijital platformlarda görmek istiyor. Ama yerel gazetenin kıymeti, sadece haberleriyle değil, bu haberlerin derinliğinde, o şehrin özüdür. Ve bir kültür kaybolduğunda geri getirilmesi oldukça zor olur. Bir yandan da unutmamalıyız ki, bu yerel gazetelerin yokluğu, sadece eski bir alışkanlığın kaybolması değil, şehirlerimizin ve halkımızın sesinin kısılması demek.
Gazete ve gazete okuma kültürünün yeniden canlanması için birkaç şey mümkün aslında. İlk başta eğitim ve bilinçlendirme. Genç nesillerin gazetelere olan ilgisi artabilir. Genç nesil, dijital ortamda gazetelere kolay erişebileceği zaman, gazeteye olan ilgisini yeniden kazanabilir.
İkinci olarak Yerel gazetelerin desteklenmesi, özellikle küçük yerel basın kuruluşlarının yaşaması için çok önemli. Yerel gazeteler, halkı bilgilendiren ve toplumsal bağları güçlendiren önemli bir araçtır. Bu nedenle yerel gazetelere daha fazla yatırım yapılabilir. Halk, yerel gazetenin değerini fark etmeli ve onu sadece hızlı haber kaynağı olarak değil, bir topluluk aracı olarak görmelidir.
Diğer bir öneri ise evlerimizde, sabah kahvaltısında gazete okuma alışkanlığının kazandırılması, bir neslin gazeteye olan ilgisini arttırabilir. Ailelerin birlikte gazete okuması, sosyal bir etkinlik haline gelerek kültürün yeniden canlanmasına neden olabilir.
Okurlara kendi hikayelerini yerel gazetelerde paylaşmasına olanak tanıyan bir kampanya düzenlenebilir. Bu şekilde hem dijital mecralarda etkileşim artırılır hem de gazetelere olan ilgi kazandırılabilir.
Haksızsam söyleyin!