Elazığ’da Osmanlı’dan Günümüze Gelen Gelenek

Osmanlı medeniyetinin "insanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışının en güzel örneğinden biri olan Zimem defteri geleneği, yardımlaşmanın, dayanışmanın, anlayışın tüm güzelliklerini içinde barındırıyor.

Osmanlı medeniyetinin önemli değerlerinden biri olan "zimem defteri" geleneği, Elazığ’daki hayırseverler tarafından yaşatılmaya devam ediyor. Osmanlı'dan günümüze uzanan bu gelenek, yardımlaşma, dayanışma ve fedakarlık gibi erdemleri simgeliyor. Zimem defteri, Ramazan ayında borçlarını ödeyen hayırseverlerin, ihtiyaç sahiplerinin mali yüklerini hafifletmesini sağlayan bir uygulama olarak öne çıkıyor.

ZİMEM DEFTERİ NEDİR?

Zimem defteri, Osmanlı döneminde zenginlerin, fakirlerin borçlarını ödeyerek onların yaşamını kolaylaştırdığı bir uygulamadır. Bu defterde, veresiye borçları bulunan kişilerin borçları, isimsiz bir şekilde silinirdi. Hem borçlu hem de borcu ödeyen kişi, birbirlerini bilmezdi. Bu gelenek, “İçimizi dışımızdan daha çok süsleyelim. Zira dışımız halkın, içimiz Hakk’ın baktığı yerdir.” anlayışını da yansıtarak, manevi bir derinlik taşıyor.

ELAZIĞ’DA ZİMEM DEFTERİ GELENEĞİ DEVAM EDİYOR

Elazığ’da bu geleneğin yaşatılması için önemli adımlar atılmaya devam ediliyor. Elazığ’daki bakkallarda bulunan veresiye defterleri satın alarak, dar gelirli ailelerin borçlarının ödenmesi, zimem defteri uygulamasını her yıl düzenli olarak sürdürülüyor. Böylece, Osmanlı'dan miras kalan bu manevi gelenek, Elazığ’da ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor ve toplumsal dayanışmanın örneği sunuluyor.

Zimem defteri geleneği, sadece borçları ödemekle kalmıyor, aynı zamanda toplumda yardımlaşma ve anlayışın yaygınlaşmasını sağlayarak, Elazığ’da bir umut ışığı olmaya devam ediyor.

Kaynak: GÜLÇİN TURGUT/GÜNIŞIĞI GAZETESİ